Cehennem gibi siyah, ölüm gibi güçlü, aşk gibi tatlı*

Cehennem gibi siyah, ölüm gibi güçlü, aşk gibi tatlı*
Yayın Tarihi: 14.10.2010 00:00:00

Yağmurlu bir güne uyandı İstanbul. Hafif serin. Gece her zamanki uyku vaktimi geçirmiştim yatağa girdiğimde. O nedenle saat çaldığında uyanamadım bir süre. Hani gözünüzü ilk açtığınızda bir an için hiçkimsesinizdir, hiçbir yerdesinizdir ya... İşte o ilk birkaç saniyeyi atlattıktan sonra  “Dur kızım Zeynep, bi aklını topla. Bugün değişik bir gün olacaktı. Neydi? Hah hatırladım! Saat 11.30’ta Mısır Çarşısı’nda olmam gerekiyor!” dedim ve yataktan fırladım. Biraz koşturmam gerekecekti ama son anda çıkan işimi erkenden halledip söz verdiğim saatte orada olmalıydım...

 

Önce Taksim, sonra Şişli derken işlerimi bitirip tam saatinde Mısır Çarşısı’ndaydım. Geçen sene çarşının önünde bir çekim yapmak için gelmiştim buralara, ama içeri girmeyeli ne kadar oldu hatırlamıyorum. Hele de yanımda bu kadar sevdiğim dostlarım varken...

 

İstikamet Galeri Set. Bizleri Uğur Atik karşıladı. Önce hepimizin tek tek ellerini sıktı ve küçücük dükkanda hepimizin oturmasını sağladı. Şimdi tabi merak etmişsinizdir neden Galeri Set’e gittik diye. Galeri Set’te saray porselenleri, gümüş nazar takımları, seramikler ve daha birçok ürün satılıyor. Aslında önünden geçerken sık rastlanan hediyelik eşya satan dükkanlara benzetilebilir. Ama içeri girince hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor.

 

Bizim özellikle almak istediğimiz, 16-19. yüzyıllar arasında Osmanlı saraylarında kullanılan kahve fincanlarının orjinallerine sadık kalarak yapılmış olan fincanlar. Asıl önemlisi, daha önceden methini duyduğumuz, Uğur Bey’in bu ficanları satarken bir seremoni eşliğinde anlattıkları.

 

Evet, bir seremoniymiş kahve içmek. Konuk, sarayın kapısında karşılanır ve  içeri girmek üzere hazırlanırmış. İçeri buyur etmeden önce gül kokulu lokum ikram edilirmiş, tatlı yensin tatlı konuşulsun diye. Daha sonra da mevkisine uygun yere oturtulurmuş. Sonraları lokumun yerini reçel almış. Reçel deyip geçmeyin, en az 7 en çok 21 reçel ikram edilirmiş özel kaselerin içinde. Konuk seçtiği bir reçelden sadece bir kaşık alırmış. Daha fazlası görgüsüzlük kabul edilirmiş. Ev sahibesinin yaptığı reçel sayısı 7’den az ise bu maddi durumlarının iyi olmadığı anlamına gelirmiş. Reçel sayısı, bir nevi statü göstergesi yani. 

 

Kahve, kaç kişiye yapılıyor olursa olsun, mutlaka ikişer ikişer ikram edilirmiş. Galeri Set’te fincan desenlerine uygun küçük ikili tepsiler de var. Ben bayıldım!

 

Uğur Bey bize bunları anlatırken bir yandan da yaşattı. Nefis gülbahar sahan şekerliklerinden gül kokulu lokumlar ikram etti. Ardından da kahvelerimiz geldi. Bir yandan ‘cehennem gibi siyah, ölüm gibi güçlü, aşk gibi tatlı’ kahvelerimizi yudumlarken, bir yandan da Uğur Bey’i dinlemeye devam ettik.

 

Neler varmış küçüçük bir kahve fincanının ardında. Zamanla dönemlere göre değişen formların, renklerin her birinin anlamları varmış. Mesela ilk kez, 16. Yüzyılda Osmanlı’nın kuruluş döneminde masumiyeti, saflığı simgeleyen pembe ve turkuaz kullanılmış. Kanuni döneminde saray kırmızısı başlamış. Ya da örneğin Sultan Abdülhamit döneminde, Fransız etkisiyle ağız kısmı genişlemiş fincanların.

 

Ben ilk döneme ait formu olan fincanlardan altı renk aldım. Her biri tek tek paketlendi, kadife kesenin içine koyuldu, kesenin içine fincanlarla içilecek ilk kahve ve lokum eklendi, açarken yormasın diye kurdelesi tek düğümle bağlandi. Ve Uğur Bey bizi tek tek ellerimizi öperek, geldiğimiz için defalarca teşekkür ederek uğurladı. 

 

İçimde bir huzur, çok güzel bir insan tanımanın, yepyeni şeyler öğrenmenin ve dostlarımla bu tarihi yerde biraraya gelmenin sevinciyle ayrıldım Galeri Set`ten...

 

Bugün en iyi nasıl mı noktalanırdı? Tabi ki babamın seneler önce “Beni buraya ilk kez babam getirmişti, seni de buraya ilk ben getiriyorum” diyerek beni tanıştırdığı Pandeli...

 

NOT: Bu yazdıklarım sizin de ilginizi çektiyse ve daha fazlasını öğrenmek, Galeri Set’i daha yakından tanımak isterseniz www.galeriset.com adresini ziyaret edebilir hatta facebook’ta gruplarına üye olabilirsiniz.

 

*17. yüzyılda kahve için söylenmiş bir atasözü

 



Yazarın Son Yazıları
-Walkerlar`ın Sırrı...

-Hayatınız Dizi Mi?

-Teşekkür Ederim...

-Asma Yaprağı, LaChapelle, Oi Va Voi...

-En Güzel Fotoğraf!

-Sevgilerin En Büyüğü!

-Ağacımı Süslerken...

-B Planınız Var Mı?


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-Walkerlar`ın Sırrı...

-Teşekkür Ederim...

-Cehennem gibi siyah, ölüm gibi güçlü, aşk gibi tatlı*

-Asma Yaprağı, LaChapelle, Oi Va Voi...

-En Güzel Fotoğraf!

-Hayatınız Dizi Mi?

-Seni Öyle Seviyorum Yani...

-Hayatımdaki insanlar...


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X