Ben Böyleyim!

Ben Böyleyim!
Yayın Tarihi: 7.10.2010 00:00:00

Hayır yani ne yaptığım belli değil! Sürekli koşturuyorum ve sürekli bir şeylere yetişmeye çalışıyorum! Hani sanırsınız holding yönetiyorum! Yok öyle bir şey!

 

Siz evden çıkmadan kaç saat önce uyanırsınız? Cevap veriyorum: 2! Evet ben evden çıkmadan tam olarak 2 saat önce uyanıyorum ve yine de “Geç kaldıııım!!!” naraları atarak evi terkediyorum! Elim ayağım birbirine dolaşıyor,  koordinasyon sıfır! 

 

Sağ kolumda çantam, sol elimde spor çantam kapıda alarmın şifresini giriyorum. Şifreyi girdikten sonra evi terkedip arkamdan kapıyı çekmek için saniyelerim var ve o sırada “Evin anahtarını çantaya atmıştım değil mi?” diye düşünüyorum. Hoop kapı kapandı bile! Haydi bu sefer spor çantasını ve diğer çantayı yere koyup içinde anahtar arıyorum. İlk birkaç saniye “Ya anahtarı evde unuttuysam eve nasıl geri giricem?” diye soğuk terler dökerken, her sabah olduğu gibi anahtarları buluyorum. Bir oh çektikten sonra kapıyı kilitleyip arabanın yanına gittiğimde, bu sefer bütün bunların hepsi arabanın anahtarı için yaşanıyor! Allahım aklıma huzur ver!

 

Hayır yani sanmayın ki konu sadece anahtar! Uyandığım andan itibaren başlıyor stres! Ve aslında bu stres yaşanmasın diye 2 saat (!) önce uyanılıyor! Ben de herkesin yaptıklarını yapıyorum. Dişlerimi fırçalıyorum, duş alıyorum, saçımı falan kurutuyorum.. Kahvaltı, gazete... Bu yazıyı yazdıktan sonra ciddi bir şekilde tüm yaptıklarımı gözden geçirip bu süreyi kısaltmak için çalışacağım! Gülmeyin!

 

Bir kere kafam çok karışık. Aynı anda bir sürü şey düşünüyorum. Hani şu “anı yaşa” hadisesi var ya, bir süredir üzerinde çalışıyorum. Ne kadar zor bir şeymiş! Anahtarı çantaya koyduğun sırada vitaminlerini içmen gerektiğini düşünürsen, kapıdan çıkarken kala kalırsın anahtar diye. Ve o anahtarı çantaya koyma anını aslında yaşamamış olursun. 

 

Bir de her şeyi doğru yapmaya, düzgün bırakmaya çalışma durumu var. Yani lavabonun kenarını kurulamadan bıraksam herhalde kimseye bir zarar gelmez. Ya da tabağımı bulaşık makinasına akşam eve dündüğümde yerleştirsem boyum kısalmaz.

 

Bir kitapta kendimle ilgili bir yazı okumuştum. Geçmiş yaşamlarımda inzivaya çekilmiş keşişlerden olduğumu, uyanma saati, yemek yeme saati gibi anların gonglarla belirlendiğini, bu yaşamımda ise kendi gonglarımı kendim çalmayı öğrendiğimi yazıyordu. Vallahi tüm çocukluğumun kabusu olan babamın “Hadi kızım!” sesi hala kulaklarımda gongluyor! Yaptığım her şeyde içimden bir ses “Hadi!” diyor! İmdat!

 

Bir kere insanın önce kendini kabul etmesi lazım değil mi canım!! Ben hiçbir zaman pratik ve hızlı bir insan olmadım, olamayacağım da. Önce bunu bir sindirmem gerek. Her sabah kendime evden çıkmamın bu kadar zaman aldığıyla ilgili de kızmayacağım artık. Ben böyleyim, üzerime gelmeyin!




Yazarın Son Yazıları
-Walkerlar`ın Sırrı...

-Hayatınız Dizi Mi?

-Teşekkür Ederim...

-Asma Yaprağı, LaChapelle, Oi Va Voi...

-En Güzel Fotoğraf!

-Sevgilerin En Büyüğü!

-Ağacımı Süslerken...

-B Planınız Var Mı?


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-Walkerlar`ın Sırrı...

-Teşekkür Ederim...

-Cehennem gibi siyah, ölüm gibi güçlü, aşk gibi tatlı*

-Asma Yaprağı, LaChapelle, Oi Va Voi...

-En Güzel Fotoğraf!

-Hayatınız Dizi Mi?

-Seni Öyle Seviyorum Yani...

-Hayatımdaki insanlar...


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X