TÜM YAŞAM FORMLARI VE VEGANLIK

TÜM YAŞAM FORMLARI VE VEGANLIK
Yayın Tarihi: 26.07.2010 00:00:00

 

                                              
 
V ARLIKTA VE YOKLUKTA
EN BÜYÜKTE VE EN KÜÇÜKTE
G EÇMİŞTE VE GELECEKTE
A N`DA  VE DAİMA 
N İHAİ SONSUZLUKTAKİ SEVGİLİ’ ye
 ihtaf olunur.
 
Vegan olmak benim için sonsuz olasılıklar arasında kendimi kaybetmek ve bulmaktır. Bu kaybediş sanıldığı gibi yolunu bulamamak değil yaşamın getirdiği sorunlara karşı aklımın yerini sonsuz bilgeliğin alması ve kendimi yeni bir enerjiyle sınırlamalardan kurtulmuş hissetmemdir. Bu keşif; bana tekrar kaybetmeye gönüllü olmam için cesaret veriyor.
“Asla dostlarımı yemem” diyen veganların sadece hayvansal gıda rejimi yaptığı düşünülüyor. Ya da bel ölçülerinin küçültülmesi zannediliyor. Üzgünüm ki veganlık kilo kontrolüde değildir. “% 100 zararsızlık prensibi”yle çalışan bir yaşam biçimidir. Hepsi bu. Kendine, başkalarına doğaya ve içinde yaşayan tüm canlılara zarar vermeden bir yaşam sürmenin verdiği haz ve bunun getirdiği farklılıkla başka bir dünyaya açılan bir kapıdır Veganizm.
Nedir Bu Kapı? Buradan İçeriye Kimler Giriyor? Ve Sadece Vegan Olmak Yetiyor Mu?
Kendi sonluluğunun cevabını evrenin sonsuzluğunda arayan insanların huzur kapısıdır. Ve aldıkları cevaplarla zaten kapıdan geçmişler...
Sonsuz olduğunuzu ve genişleyebildiğiniz kadar genişleyebildiğinizi hayal edin. Bütün evrene yayıldığınızı ve orayı kapladığınızı düşünün. Sonra kapının kendinizden ayrı olmadığını görerek sonsuzluğa karıştığınızı ve içeriye adım attığınızda kahkaha ve alkışlarla oyuna çözdüğünüzü düşleyin.
Kapıyı kendimize açan bizleriz. Kendimizi içeriye davet edip ağarlayan da bizleriz. Sadece bunu fark etmiyoruz. Dışarıya olan bağımlılıklarımız bizi içeride pek fazla misafir edemiyor. Bundan dolayı kendi benliğine sahip çıkamayan insanlar olarak şuursuzca misyonlarımızın ne olduğunu anlamak için kapı kapı dolaşıyoruz ve hiç tatmin olamıyoruz. 
Kapı insandır. Aslında hepimiz kendi sorumluluklarımızın farkına vararak, seçimlerimizi bilinçli bir şekilde hayata geçirmek isteriz. Cesaretle ve kararlıkla hayatımızın gerçek patronu olmak isteriz. Bunu uygulayan birisi bizim için misyonerdir. Hemen hayran oluruz. Çünkü olmak istediğimiz karakter budur. Bu insanların % 100 zararsızlık prensibiyle yaşamaları bize güven verir. Kendi gücünün farkına varan insanın daha özel, kendimizin ise sıradan olduğunu zannederiz.
Veganlar da tıpkı bu misyonerler gibi doğada var olan tüm canlılara karşı bu zihniyetle hareket etmeye çalışırlar. Aldığı armağanları düzgün kullanarak vermeleri gereken karşılığı bu zararsızlık misyonuyla yerine getirmeye çalışırlar. Kendi güçlerine sahip çıkarak yaşamının patronluğuna soyunurlar.
Bunun yanı sıra vegan olmanın başka sebebleri de olabilir. Gıda alerjisi veya muhtelif hastalıklar sonucu ya da genel sağlığınızı ilgilendiren herhangi bir nedenle vegan olmak zorunda kalmış olabilirsiniz. Bu durum sizi yanlızca vegan tarzı beslenen biri yapar. Gerçek bir vegan yapmaz!
 Siz,” ben bir veganım hayvanlara zarar vermiyorum” diyerek dalında ihtişam içinde açmış bir gülü de koparıp sevgilinize götüremezsiniz. Ya da ticari kaygılarınız var diye zamanından önce hormonlayıp domatesinizi de satamazsınız. Veganlık tüm canlılara eşit muamele etmeyi gerektirir. En azından benim veganlık anlayışım böyle.
Doğa tüm ürünlerini bizlerle paylaşmak için verir. Doğal döngüye yapay müdahalelerden hoşlanmaz. Ama bizler artık bu dengeyi bozmuş durumdayız. Küstürdük bir anlamda doğa anamızı. Analar evlatlarına küser mi? E küser hem de ders verecek şekilde küser. Bir anlamda da derslerine başlamış bulunmakta. Tasavvufta bir laf vardır. GöreNe, KöreNe ki?
Bütün öğretiler; tasavvuf ,sufizm, hinduizm daha doğrusu  tüm dinler temelde insan temasını işler. İnsanın özünü anlatır. Özümüzü anlamak herşeyin cevabını bulmamızı sağlar. Bu öz hepimizde aynıdır. Bitki ve hayvan alemini anlamak için öncelikle insanın kendi özünü anlaması gerekir.
Siz villaları yapacağım diye onbinlerce hektar orman alanını telef ederken doğa bir şey anlamaz zannedersiniz ama onunda aynı öze ait olduğunu bilmezsiniz. Bu da insanla aynı özü paylaşan  Tanrısal özdür!
Doğaya zarar vermek hem de bilinçli bir şekilde zarar vermek  toplumsal ve küresel tatminsizlik yaratır. Özümüze aykırı davrandığımız için içsel olarak ruhumuz bir türlü huzur bulmaz. Bu da küresel hastalıkların yayılmasına sebeb olur. Birer birer ölürüz. Yaşamın anlamını anlamadan yok oluruz.
Sonsuz olasılıklar kapısını aralayabilmemiz için evrenden aldığımızı tekrar yerine koymanın sorumluluğu ve kararlılığı içinde olmalıyızBöylelikle insan olarak bizim de evrende olduğumuzun farkına varılır ve genişlemeye başlarız.   Bizler farkındalığımızı geliştirmediğimiz için fark edilmiyoruz. 
Veganizm tüm yaşam formlarının farkına varmaktır. Bir vegan evrene olan saygısını öncelikle kendisi özümsemelidir. Doğa katliamlarını yüreğinde hissetmelidir. Bitki ve hayvan yaşam formlarının çığlıklarını duymalı ve yaşamı sadece kendisinden ibaret görmemelidir. Bu empati “çok yaşamlı” ama “tek özlü” yaşamın içinden akar ve sonsuzluk kapısını her an aralayarak kişinin farkındalığını artırır.
 
 



Yazarın Son Yazıları
-YENİ BİN YILIN KUTLAMASI!

-İNSAN VE BİRİCİKLİK

-ISSIZ ADANIN RUZİBE TASARIMI

-TECAVÜZE UĞRAYAN ÖZGECAN DEĞİLDİR!

-SEVGİLİMİZLE AYNI ODADAYKEN, ONA MEKTUP YAZMAK!

-Aralık Ayında Bizi Neler Bekliyor?

-ÖYLESİNE AŞK OLMAZ !

-VAROLUŞ İÇİN KURMACALAR


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-HAYVANLARIMIZI ASLINDA NEDEN SEVMELİYİZ?

-VEGAN OLMAK KORKULU BİR RÜYA MIDIR?

-SİZDEN OL`MA SİZİ SEVMEK!

-SEVGİLİLER GÜNÜ VE BİR AŞK HİKAYESİ

-KRALİÇE ÇIPLAK

-YORUMSUZ!

-Ben Bir Yunus Olsaydım...

-PEMBE HANIM VE MUTLU BEY! BU SEFER DE OLMADI


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X