KİRPİ DASBİ-2

KİRPİ DASBİ-2
Yayın Tarihi: 21.11.2011 00:00:00

 

Kafkas’lı Kirpi Gua Hanım
Dasbi uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra dinlenmek için kendine kuytu bir köşe bularak uyumaya çalıştı. Ancak tam uykuya dalacakken karşısında dev bir yaratık gördü. Korkudan kaçmak için hamle yapamayınca;  yaratık, onu ensesinden bir çırpıda yakalayarak hızla koşmaya başladı.
Dasbi sonun geldiğini düşünmeye başlamıştı. Kafasından tüm yaşadığı hayatı bir çırpıda sorguladı. Nasıl da herşeyi yarım bırakmıştı. Çok üzgündü. Yaratık hızını iyice düşürmeye başlamıştı. Birazdan onu bekleyen sona doğru gidecekti. Demek hayat bu kadar kısa ve acımasızdı. Tam da herşeyi yoluna koymuştu. Üstelik tüm sorularının cevaplarını bulacağına ne kadar da çok inanmıştı.
Yaratık artık iyicene durma noktasına gelmişti. Yavaşça Dasbi’ye doğru eğilerek onu yere bıraktı. Dasbi’nin gözleri kapalıydı. Tam o an’da birden sanki başka bir boyuta sıçramıştı. Artık korkmuyordu. Onu bekleyen son belki de onun yeni bir başlangıç yapmasına sebep de olabilirdi.
“ Gözlerini aç” dedi yaratık
“ Ne istiyorsun benden?” diye sordu Dasbi
“ Neden benden korkmaktan vazgeçtin?” dedi yaratık
“ Çünkü yeterince korkutucu olmadığına karar verdim”
“ İyi de benim görevim seni korkutmak ve bu sayede sihirli yolculuğunun önünü tıkamaktı. Bunu, bana nasıl başardığını anlatır mısın?”
“Senin nefesini hissettiğim zaman, önce çok korkup kendimi senin ellerine teslim ettim. Ama sonra kendi nefesimi fark edince, son an`a kadar kimsenin benden  almaya gücünün yetmeyeceği,  "kendi gücümü" fark ettim. O an tüm korkularımı salıverdim. Yaşadığım kısacık bir an da bile nefes almayı başarabiliyorsam;  bunun sebebi, ben  daha misyonumu tamamlamadığımdan dolayı olmalıydı.
Oysa senin sadece “korkudan” ibaret olduğunu anladım. Bu sayede; ben de,  yolunu arayan kirpi Dasbi’nin sadece korkudan ibaret olamayacak kadar büyük olduğunu anladım. Bu basitlikle yaklaştım olaya. Kendim olmak için yola korkmadan çıkmıştım. Şimdi bunun korku duygusu ile sonlanmasını istemedim. Amcamın da bir lafını hatırladım o sıra.
“ Dasbi, bu yol korkutucu olacağı kadar sürprizlerle de doludur. Hiç bir duygunun, hiç bir olayın seni yolundan çevirmesine izin verme.  Bildiğin yol, senin için en doğru olandır. Sakın korkuların yüzünden vazgeçme. Unutma;  her duygu dönüştürülebilmek için vardır. Hüzün, sevince, umutsuzluk, umuda dönüştürülebilir ama en önemlisi korkudur ve  eğer sen onu cesarete dönüştürebilmeyi başarırsan amacına daha rahat ulaşırsın.”
Dasbi konuşmasını tamamlar tamamlamaz karşısındaki yaratık aniden çok güzel bir kadına dönüşmüştü.
“ Sevgili Dasbi, sonunda korku duygunu dönüştürmeyi başardın. Artık isminin anlamını sana söylemem için hiç bir engelin kalmadı”
“Demek siz Kirpi Gua Hanımsınız”
“ Ta kendisiyim. Beni önce korkuları yüzünden kimse fark edemez ve yaratık zanneder ancak sen içindeki yolculuğu, dışarıdaki tuzaklardan ayrıştırınca; çoğu dünyevi varlığın sırf bu yüzden yolculuğunun daha başındayken vazgeçtiği olayı başardın. Oysa herşey daha yolun başındayken apaçıktır. Bu tıpkı karşımızdaki kişiye aşık olup daha sonra ayrılık korkusu ile yaşamamız gibidir. İkilem doğamıza aykırıdır ama bir türlü vazgeçmez ve sonunda da korkularımıza yeniliriz.
Dolayısıyla sen, kendisini tuzaklarla gizleyen, senin en büyük parçanla bütünleştin.  Sevgi  parçanın ortaya çıkmasına izin verdin.  Saf bilincin sana akmasına izin verdin. Yolunu açtın. Sevgi herşeyin üstündeki en büyük güçtür ve gerçek bolluktur.”
“ Korkmaya devam etseydim beni öldürecek miydin?”
“ Zihninle sorular sormamayı da öğrenmelisin sevgili Dasbi. Kalbinin de bir bilinci olduğunu, dili olduğunu, merkez olduğunu ve isminin olduğunu bilmelisin.  Kalbinin ismi seni yolculuğun boyunca hiç yalnız bırakmayan en büyük parçandır. Onun ismi senin "ruhundur".
Soruna gelecek olursak ; seni ben değil, sadece korkuların öldürecekti. İçindeki sevgiye demirlenince herşey değişti. Hayatın bambaşka bir boyuta geçti. Bundan dolayı, sana  şimdi ödülünü verme zamanı geldi”
Kirpi Gua hanım  elinde büyük bir ışık demeti gibi parlayan 5 tane sihirli  taşı Dasbi’ye verdi. Bu taşların çok güçlü bir sihir etkisi ile çalıştığını söyledi. Bu sayede hem isminin ne anlama geldiğini hem de gerçek misyonunu öğrenebilmesinin tek yolunun; taşlarla oynayarak olabileceğini öğütledi ve ekledi.
“ Unutma ne kadar yaratıcı  imgeleme yaparsan, onlar o kadar gerçek olurlar.  Hayallerini korkusuzca büyüt ve onlara inan. Misyon; ancak uçuk hayallere izin verdiğin zaman ortaya çıkar. İsmin en büyük misyonunu barındırıyor. Ve ben;  sana,  aslında tüm konuşmalarım boyunca, isminin anlamını şifreliyerek verdim. Şimdi, sana düşen bunları bulmak ve misyonunu kucaklamak.”
Devam edecek...



Yazarın Son Yazıları
-YENİ BİN YILIN KUTLAMASI!

-İNSAN VE BİRİCİKLİK

-ISSIZ ADANIN RUZİBE TASARIMI

-TECAVÜZE UĞRAYAN ÖZGECAN DEĞİLDİR!

-SEVGİLİMİZLE AYNI ODADAYKEN, ONA MEKTUP YAZMAK!

-Aralık Ayında Bizi Neler Bekliyor?

-ÖYLESİNE AŞK OLMAZ !

-VAROLUŞ İÇİN KURMACALAR


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-HAYVANLARIMIZI ASLINDA NEDEN SEVMELİYİZ?

-VEGAN OLMAK KORKULU BİR RÜYA MIDIR?

-SİZDEN OL`MA SİZİ SEVMEK!

-SEVGİLİLER GÜNÜ VE BİR AŞK HİKAYESİ

-KRALİÇE ÇIPLAK

-YORUMSUZ!

-Ben Bir Yunus Olsaydım...

-PEMBE HANIM VE MUTLU BEY! BU SEFER DE OLMADI


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X