AFFETMEYİ BİLİYOR MUYUZ?

AFFETMEYİ BİLİYOR MUYUZ?
Yayın Tarihi: 1.09.2010 00:00:00

 

 

 
 
Son zamanlarda  klişe bir şekilde hep aynı şey söyleniyor“ kendini ve başkalarını affet .“Gerçekten affetmenin ne anlama geldiğini biliyor muyuz? Üstelik davranışımızdan dolayı bizi affetmeyen yakınımıza “Tanrı bile affediyorken sen kimsin de beni affetmiyorsun”diyerek gerçekten ne söyledğimizin farkında mıyız?
 
Tanrı’nın affedileceğimize verdiği güvence, biz insanların günah işlemesi şeklinde devam edecek. Kimse günah işlemezse Tanrı da affetmek durumunda kalmaz…
 
Ama bizlerin kendimizi ve birbirimizi affetmemiz o kadar da kolay işlemiyor. Ego zihnimiz kolaylıkla affetmez ya da zayıflığından dolayı affeder gibi yapar. Affedilecekler listesi yapsak son kullanma tarihini çoktan geçenler de vardır ama affetmeme oyununu çok sıklıkla oynadığımız için hala bağışlamadığımız onlarca olayımız vardır.
 
Karınızı ve kocanızı çok sevdiğinizden ya da mecbur olduğunuzdan dolayı insanların yanında sizi küçük düşürmesine rağmen, ve sizi eline geçirdiği her fırsatta aldatmasına ve yalan söylemesine rağmen affetmek zorunda kaldınız. Ama yan komşunuzu sizin hakkınızda söylediği bir iki dedikodu yüzünden sırf ona mecburiyetiniz olmadığı için asla affetmediniz. Ya da kariyerinizi baltalayarak sizin yerinize geçen aslında hiç de “hak etmeyen” şimdi müdürünüz olan yakın çalışma arkadaşınızı affetmediniz. Sadece tümüyle kaybeden biri olmamak için, bunu belli etmeden, içinizden nefret ederek ve kızarak çalıştınız.
 
Dışarıdan bakılınca bağışlanmaz durduğu halde mecburiyetlerimiz yüzünden affedici görünmek zorunda kaldığımız bir yönümüzle, kızgın olmamıza rağmen mecbur olmadığımız için asla affetmediğimiz diğer yönümüz ne kadar da çelişiyor ama aslında içimizde yaşadıklarımızla birebir aynılar.
 
İnsani bakış açısına göre affetmediğimiz halde tam tersini yaparken aynı şeyi Tanrı’nın yapmayacağını biliriz.
 
Genel bakış açısına ve öğretilere göre aslında bizler içimizde her ne yaparsak yapalım dua anında Tanrı’nın bizi affedeceği gerçeğini hissetmek isteriz. Öyle ya bizler onun eseriyiz, O bizim yaratıcımız değil mi? Ayrıca O’nun yan komşusu olmadığımızı, O’na ortak koşulamaz kuralını da büyük bir çoğunluğun bozmadan uyguladığını zaten görmekteyiz. O zaman bizler Tanrı’nın şımarık çocukları olarak, her ne şekilde davranırsak davranalım Tanrı’nın bizleri “ koşulsuz sevgi” mecburiyetinden dolayı affedeceğini ta başından beri biliriz.
 
Bu yüzden ben kimseyi affetmiyorum çünkü kırgın olduğum kimse yok. Dolayısıyla kendimi de affetmiyorum çünkü affedilmesi gereken bir “ben” yok.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



Yazarın Son Yazıları
-YENİ BİN YILIN KUTLAMASI!

-İNSAN VE BİRİCİKLİK

-ISSIZ ADANIN RUZİBE TASARIMI

-TECAVÜZE UĞRAYAN ÖZGECAN DEĞİLDİR!

-SEVGİLİMİZLE AYNI ODADAYKEN, ONA MEKTUP YAZMAK!

-Aralık Ayında Bizi Neler Bekliyor?

-ÖYLESİNE AŞK OLMAZ !

-VAROLUŞ İÇİN KURMACALAR


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-HAYVANLARIMIZI ASLINDA NEDEN SEVMELİYİZ?

-VEGAN OLMAK KORKULU BİR RÜYA MIDIR?

-SİZDEN OL`MA SİZİ SEVMEK!

-SEVGİLİLER GÜNÜ VE BİR AŞK HİKAYESİ

-KRALİÇE ÇIPLAK

-YORUMSUZ!

-Ben Bir Yunus Olsaydım...

-PEMBE HANIM VE MUTLU BEY! BU SEFER DE OLMADI


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X