Yazar Rabia Burhan ile ‘Bir Gecelik Gelin Çiçeği’ Romanı Hakkında Söyleşi

Yazar Rabia Burhan, yeni çıkan romanı ‘Bir Gecelik Gelin Çiçeği’ hakkında sorularımızı yanıtlarken ilham kaynaklarını açıklıyor.

 

 

Yazar Rabia Burhan ile ‘Bir Gecelik Gelin Çiçeği’ Romanı Hakkında Söyleşi
Yayın Tarihi: 11.10.2021 12:30:00
Daha önce iki şiir kitabıyla okurla buluşan yazar Rabia Burhan; şimdi de bir romanla, “Bir Gecelik Gelin Çiçeği”yle okuyucusuna, kadınların sesi olduğunu hissettiriyor. Yazar yeni romanıyla ilgili sorularımızı yanıtladı!
 



 
Rabia Burhan sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Afyonkarahisar doğumluyum. Bir öğretmen kızıyım. Ortaöğretim ve liseyi Afyonkarahisar üniversiteyi Erzurum Atatürk üniversitesinde tamamladım. Sağlık sektöründe çalışıyorum. İki çocuk annesiyim.

 
Sizi annemin elleri ve altıncı mevsim kitaplarınız ile tanımıştık. Roman yazmaya nasıl karar verdiniz?
Roman hikâye yazma fikri hep vardı. Ama uzun zamandır gerçekte yaşanmış bir hikâyenin kurgusunu kaleme alma fikri beni sarmıştı. Karakterleri, zamanı ve mekânı kafamda oturtmamla yazmaya başlamam bir oldu. Sonrası akıp gitti zaten. Ama elbette ki şiirden sonra bir romanı okuyucuya sunmak beni çok heyecanlandırıp endişelendirmedi de değil.

 
Geçtiğimiz hafta raflarda yerini alan Bir Gelin Çiçeği’ni ne kadar sürede yazdınız?
Şöyle söyleyeyim kurgunun oturmasıyla yazmaya başladım, yaklaşık üç yılımı aldı. Gerçek bir yaşanmışlıktan esinlendiğim için bazı araştırmalar yapmam gerekiyordu. Kadim gelenekler, adetleri sorup soruşturmam biraz zaman istiyordu. Çok zorlu bir süreçti. Çünkü yazacağım dil önemliydi. Bu kitabı kaleme alırken her yaş grubu okumalı diye başladım. Biraz daha düz ve anlaşılır yazmak için elimden geleni yaptım. Gençlerin ve çocukların da okumasını onların da yaşadıkları coğrafyayla ilgili daha fazla farkındalık oluşturmasına katkı vermek istedim.

 
Derinlemesine bir aşk hikâyesine tanık olduğumuz romanınız gerçek hayatta çok yakın duygular uyandırıyor ilham kaynaklarınız neler oldu?

İlham kaynağım zaten zeminde var olan bir hikâyeydi. Gerisi tamamen kendi yaşamışlıklarım duygu ağlarımla kurguya dönüştü. Aşkın en yalın haline ve vazgeçtiklerimize şahitlik ettim. Romanımın aşktan geçen satırlarına biraz şiir suyu kaçırdım. Romanda kurduğum monologlar tamamen kendimi yansıtan satırlardan oluşuyor. Okuyucuya ara ara sorgulamalar bırakıyorum. Kadınların, kız çocuklarının büyüdüğü coğrafya ile alınyazısı bir arada işleniyor.  Aynı zamanda başı okşanarak büyütülmüş bir çocuğun güzel anıları ile bezenmiş betimlemelere rastlayacak okuyucu.

İlham hep var olan, gece gündüz beni dürten bir olgu zaten. Bir kuş kanat çırpsın bir ağaç çiçek açsın… Beni yazmaya yönlendirebilir.

Aslında ilham kaynaklarım kitabın arka kapak yazısında gizlenmiş durumda. Bir kez daha hatırlatmak için buraya bırakıyorum:
 
“İç Anadolu’daki köyüne, halasının yanına gelen Bahar, yıllar öncede kalmış ama bugün bile izleri sürülebilen bir aşk hikâyesinin peşine düşer.  Güzelliğiyle herkesi büyüleyen Selver’in hikâyesidir bu.
Yazar, kalemini Selver’in yüreğine koyduğu stetoskoba çevirirken kulaklarımıza ulaşanın milyonlarca genç kızın sesi olduğunu düşünürüz önce. Bugün yaşayan bir miras gibi duran kadim gelenekler, evlerin içinden, çeşme başından, köy meydanından, düğün yerinden yükselen, kadın, erkek, çoluk çocuk sesleri, hiç kaybolmayan insan özleri düşer önümüze…
İşte o gelenekler bir genç kızı çepeçevre saran yüksek duvarlara dönüşürken soluk soluğa çeviririz sayfaları…
Bir Gecelik Çiçeği’nde, o duvarların hem önünde hem ardında, bizi umutlandıran, düşlere inandıran bir aşk filizlenir.  Okur, o aşka can suyunun gözyaşlarıyla verildiğine tanıklık ettiğinde ise avuçlarımıza bırakılanın, ruhumuzda her gün yeniden açıp yeniden solacak bir eser olduğunu anlayacaktır.
Rabia Burhan, tıpkı bir gecelik gelin çiçeğinin ömrü gibi, en mutlu günle en mutsuz günün, aşkın ateşiyle gelinliğin, o bembeyaz gelinlikle ateşin buluştuğu yerden kurguladığı müthiş hikâyeyle bizi taşradan evrenselliğe ulaştırıyor.
AŞK GÖNÜLLÜ BİR SÜRGÜNDÜ…
AMA BAZEN ÖMRÜ TEK GÜNDÜ…”
 

 
Yeni bir roman planınız kurgunuz var mı?
Elbette var. Ama yazmaya başlamadan önce Bir Gecelik Gelin Çiçeği’nin okurlardan karşılığını nefesimi tutmuş bekliyorum. Güzel dönüşler yeni yazacaklarımın mayası olacaktır.

 
Sizin en sevdiğiniz yazarlar kimlerdir?
Dostoyevski, Tolstoy, Kafka, Victor Hugo’nun kitapları ile büyüdüm. Rus edebiyatı beni her zaman etkisi altına almıştır. Türk yazarlardan Sabahattin Ali, Sait Faik Abasıyanık, Yaşar Kemal başta olmak üzere birçok yazar var diyebilirim.
 



 

 




EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



TRENDUS LOOKBOOK



Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X