Hayatın içindeki her alan gibi, ilişkiler de zamanla evrim geçirir. Yeni bir başlangıçtaki heyecan, yerini farklı dinamiklere bırakırken, bu değişimi anlamak ve yönetmek kritik bir rol oynar. İşte tam da bu noktada, 3-6-9 ay kuralı devreye girer. Bu kural, ilişkilerin belirli dönemlerde nasıl şekillendiğini anlamanıza yardımcı olur ve adeta bir “aşk rehberi” işlevi görür.
Peki, bu süreçler hangi aşamaları kapsar?
Gelin, birlikte inceleyelim.
İlişkide 3.ay: Balayı dönemi

İlişkinin ilk üç ayı, adeta bulutların üzerinde hissettiren büyülü bir dönemdir. Bu süreçte, partnerinizin her hareketi size çekici, her söylediği şey etkileyici gelir. Onunla vakit geçirmekten asla sıkılmaz, her an birlikte olmak istersiniz. Peki ya kusurlar? Elbette herkesin kusurları vardır, özellikle de söz konusu ilişkiler olduğunda. Ancak, ilişkinin ilk üç ayında bu kusurları ya fark etmez ya da görmezden gelirsiniz. Çünkü beyin, bu dönemde yoğun şekilde dopamin salgılar ve bu durum, adeta “aşktan gözünüzün kör olmasını” sağlar.
Fakat zaman ilerledikçe, bu büyü yavaş yavaş yerini gerçekliğe bırakır. İşte tam da bu noktada, ilişkinin sağlam bir temel üzerine kurulup kurulmadığı test edilmeye başlar. 6. ay ise bu geçişin en kritik dönüm noktalarından biridir.
İlişkide 6.ay: Gerçeklerle yüzleşme

İlişkide 6. aya yaklaşırken, partnerinizi idealize ettiğiniz ilk günlerin yerini, onun gerçek yönlerini keşfetmeye başladığınız bir dönem alır. Başlangıçta mükemmel gördüğünüz kişinin, aslında her insan gibi kusurları olduğunu fark edersiniz. Bu farkındalık ise, ilişkide ilk ciddi sınavı beraberinde getirir.
Bazıları bu süreci “ilişkinin ilk krizi” olarak tanımlarken, bazıları ise karşısındaki kişiyi aslında hiç tanımadığını düşünerek sorgulamaya başlar. Artan farkındalıkla birlikte, tartışmalar ve fikir ayrılıkları da daha sık yaşanabilir. Ve sonunda, ilişkide kaçınılmaz bir soru gündeme gelir: “Bu ilişkiyi sürdürmeye değer mi?”
Eğer her iki taraf da birbirinin kusurlarını kabul edip ortak bir noktada buluşabilirse, bu süreç ilişkinin sağlam bir temel üzerine inşa edildiğini gösterir.
9.ay: Gelecek planları

Dokuzuncu ay, ilişkinin ciddiyete evrilip evrilmeyeceğini belirleyen kritik bir dönemdir. Altıncı ayı geride bırakıp ilişkiyi sürdürmeye karar verdikten sonra, bu kez akıllarda şu soru belirir: “Bu ilişkiyi uzun vadeye taşıyabilir miyiz?”
Bu süreçte ilişkide yeni bir aşamaya geçilir ve ailelerle tanışma, birlikte tatile çıkma veya aynı evi paylaşma gibi konular gündeme gelir. Tüm bu adımlar, ilişkinin bir üst seviyeye taşınıp taşınamayacağını anlamaya yardımcı olur.
Ancak artan bağlılık, partnerlerden birini ya da her ikisini de korkutabilir ve geri adım atmalarına neden olabilir. Bu noktada, eğer her iki taraf da aynı sayfadaysa ve gelecek planları örtüşüyorsa, birliktelik sağlam temeller üzerinde devam eder. Ancak, uzun vadeli beklentiler uyum sağlamıyorsa, taraflar ayrılma kararı alabilir.
3-6-9 ay kuralı, her ilişkide birebir işleyen bilimsel bir yasa olmasa da, doğal ilişki döngüsünü anlamaya yardımcı olan bir rehber niteliğindedir. Bu süreçler bazı ilişkilerde daha hızlı veya daha yavaş ilerleyebileceği gibi, hiç yaşanmayabilir de.
Bu kuralın temel amacı, hayatınızdaki kişiyle aynı frekansta olup olmadığınızı anlamanızı sağlayarak, ilişkinizi daha sağlam temeller üzerine inşa etmenize yardımcı olmaktır.
Her ilişkinin inişleri ve çıkışları olduğunu kabul edip bu süreçleri birlikte aştığınız sürece, birlikteliğinizi uzun vadeli bir aşk hikayesine dönüştürebilirsiniz. Unutmayın, önemli olan, ilişkide belirli dönemlerde karşılaşabileceğiniz zorlukları partnerinizle birlikte aşabilmektir.
Benzer bir diğer yazı >>>>> İlişkilerde kaçınılması gereken davranışlar
Kapak: @nicolaannepeltzbeckham