Çiğdem Öztabak radyocu oluyor

Trendus blogger`ı Çiğdem Öztabak hayatını sörfe adamış genç bir kadın. Sörf yazıları yazıyor ve sörf müzikleri dinliyor.Şimdilerde ise sörfü daha da yaygınlaştırmak için bir radyo programı sunuyor.

 

Çiğdem Öztabak radyocu oluyor
Yayın Tarihi: 15.06.2010 10:14:00

Türkiye'de sört denince akla hep Çağla Kubat geliyor. Ama sizlerin zaten tanıdığınız, Trendus blogger'ı Çiğdem Öztabak da sörfün yaygınlaşması için elinden geleni ardına koymayan bir başka güzel kadın. Çiğdem Öztabak, sörf yazılarının yanındaşimdi 99.4 Açık Radyo'da her Cumartesi 9.00 10.00 arası yaptığı radyo programıyla da Türk insanına sörf aşkını aşılamaya çalışıyor. Öztabak'la sörfü ve hayatın nasıl gittiğini konuştuk...  

Çiğdem Öztabak kimdir, neler yapar?
 
27 aralık 1979’da dünyaya gelmişim, 1980’e 4 gün kala alel acele doğduğumdan gerçekten de aceleci ve heyecanlı bir insan oldum. Okul hayatım boyunca yazı yazmak ve sokaktan eve gelmemek hayatımın merkeziydi. O zamanlardan beri hala en çok yaptığım şey yazı yazmak ve hayatı mümkün olduğunca gülerek yaşamak için, isteklerimi hayata geçirmek… Bu yaşa kadar da bir sürü farklı iş yaptım, en son olarak yazarlığımı amatör olarak sürdürmeye ve özel bir bankada ürün yöneticisi olmaya devam ediyorum.
 
Sörf hayatınız nasıl ve ne zaman başladı?
 
Sörfe ilgim çocukluğumdan beri vardı, ama ülkemizde rağbet olmadığı için hiç denemeyi düşünememiştim, çünkü o zamanlar bize TRT’den gösterilen videolar, Amerika ve Hawaii’dendi hep. Bunun içimde patlama noktasına geleceği bir nokta varmış ve bu nokta Avşa’da 10 yaşındaki Ada’nın bana rüzgar sörfü tahtasında ayağa kalkmayı öğretmesiyle, ben bu işi artık öğrenmek istiyorum dedim. O gün yelkeni çıkarıp, sörf tahtasının üzerinde 12 saat oynadık… İstanbul’a döner dönmez de internette araştırmaya başladım ama türkçe hiçbir kaynağa ulaşamadım. En sonunda İspanya’da bir sörf okulu buldum ve yaz tatilim için oraya gitmeye karar verdim. Ama 1 sene sonra ufak bir fikir değişikliği ile Costa Rica’da 18 gün kaldım ve sörfü orda öğrendim.

 
Bu bir tutku mu ?
 
Sörfe başladığınızdan itibaren sizi çeken tarafı çok fazla. Bir kere denizi ve ıslanmayı seviyorsanız bir de üzerine dalgayı yakalayıp, tahtanın üzerinde dalganın sizi sürüklemesi ile eğleniyorsanız bundan vazgeçemiyorsunuz, son bir dalga, hadi bir son dalga daha suda saatler geçiyor. Okyanusun sakin mavisinde set set gelen güzel dalgalar, gün batımı, gün doğuşu, insanlarla sürekli suda iletişim halinde çok keyifli saatler geçiyor. Sörf insan vücuduna çok da yakışan bir spor, sanki öyle bir ortamda kızlar daha güzel, erkekler daha yakışıklı görünüyor gözünüze… Başladığınızda bırakmak istemeyeceğiniz ve yaşam tarzınızı buna taşımak istediğiniz bir tutkuya dönüşmesi çok kolay.

Peki sizden sörfün tarihçesini kısaca alabilir miyiz? Nasıl bir yolculuğu var?
 
Sörfün tarihi çok eskiye dayanıyor. Bundan 2000 yıl önce Hawaii’nin Polinezya adalarında ilk defa görüldüğü söyleniyor. Bu kaynaklara Hawaii’ye ilk ayaan basan James Cook, kaptan Cook yani… O bize sörfün nasıl yapıldığını , neden yapıldığını ve kurallarını anlatmış. Sörf o zamanlar sadece eğlence için yapılıyormuş, tanrılara dalga göndermesi için dua ediliyormuş. Avrupalıların Hawaii’yi keşf etmesi ve Hristiyanlığı yayma çabaları ile sörfü çok eğlendirdiği düşüncesiyle yasaklamışlar. O zamandan bu yana sörf, Amerika ve Avusturalya’da genişlemeye devam etmiş. Şimdi dünyada büyük bir endüstri haline geldi.

 İçeriği oldukça geniş olan güzel bir bloğa sahipsiniz. Blog yazmaya nasıl karar verdiniz, neden?
 
Eski bloggerlardanım, 10 yıldır bir çok değişik blog tuttum, daha önceleri kendi defterlerime yazıyordum, yazı yazmayı çok sevdiğim için blog dünyası ilk patladığında ben de içine çekilenlerden oldum. Bu blog için, sörf ile ilgili Türkçe bilgi bulamadığımdan ve benim gibi merak eden insanların bu hikayeleri bilmesini istedim, o yüzden de bu konuyla ilgili ilk türkçe kaynakları yaratmak amacıyla blog yazmaya karar verdim.

Şu günlerde yeni bir radyo programı yapıyorsunuz; Sörf Çantası… Sörf müziğinden, sörf yaşam tarzına ve sörf haberlerine kadar uzanıyor. Anlaşılan sörf bir kültür, öyle değil mi?
 
Evet, 99.4 Açık Radyo’da 6 ay sürecek olan bir programa başladım. Ekim ayına kadar her Cumartesi sabah 09:0010:00 arası yayınlanıyor olacak. Sörf, evet yaygın olduğu ülkelerde bir kültür ve yaşam tarzı. Sörfçüler sadece dalga için yaşıyorlar, sörflerini yapıp, yemek yiyip, güzel müzikler dinleyip uyuyorlar. Surf,eat,sleep.. Sörfün felsefesi basitçe bu. Böyle anlatınca ee, ne zaman çalışılacak,  para kazanılacak diye düşünüyor insan. Ama özellikle basit yaşamın hakim olduğu Orta Amerika kıyıları ya da Endonezya gibi yerlerde çok paraya ihtiyacın olmuyor, dolayısıyla şu marka arabam olsun ya da süper havuzlu bir evim olsun diye düşünmüyorsunuz. Radyo programında, sörfün doğuşundan,tarihinden,hikayelerinden, dünyadaki sörf festivallerinden ve müziklerinden örnekler veriyorum.
 
Sörf müziği derken… Ne tür müzikler bunlar?
 
Sörf müziğinin içinde öncelikle rock, punk, indie, reggie, pop diğer alt kırılımlar var. Beach Boys’dan , Dic Dale, The Surfaris, Jack Jhonson, Eddie Wedder ve bir çok isme kadar uzanıyor diyebiliriz. En çok sevdiğim tabii ki 60’lar..
 
Sörf yapmak için çılgın dalgalara ve rüzgara ihtiyaç vardır. Türkiye’de sörf yapabilecek en uygun yer neresidir?
 
Aslında sörf için rüzgar çok önemli ama sörf yapmak için büyük dalgalara ihtiyaç yok. Hatta tecrübesiz bir yüzücü ve sörfçüyseniz büyük dalgalar sizin için tehlikeli bile olabilir. Küçük dalgalarda da sörf yapabilirsiniz, hem de daha çok eğlenirsiniz. Büyük dalgaların içinde girebilen sörfçüler hem çok profosyonel hem de bu işe yıllarını vermişler.
Türkiye’de en uygun yer Şile. Şile’de sörf çok rahat yapılıyor. Bunun dışında Kerpe ve Antalya, Alanya ve Side’de de sörf yapılabiliyor.

Türkiye’de sörfe olan ilgi ne durumda? Özelikle kadınlar ?
 
Türkiye’de sörfe ilgi aslında çok büyük. Facebook’da açtığımız grup neredeyse 900 üyeye ulaştı. İlk sörfe başladığımda tek kızdım, şimdi girişimlerimiz sonucu daha önce dünyanın çeşitli yerlerinde sörf yapmış kızlarla tanıştım ve şimdi onlar da yapmaya devam ediyor. Dediğim gibi sörf insan vücuduna çok yakışan bir spor, özellikle de kadınlara.
 
Sörf pahalı bir spor mu?
 
Kesinlikle pahalı bir spor değil, Türkiye’de bunu denemek istiyorsanız sadece wetsuit ve boardunuz olması yeterli. Bunları da bir kere alıp uzun yıllar kullanabilirsiniz.
 
Sizce kaç yaş itibariyle sörfe başlamak daha uygun? Herhangi bir sınırlama var mı?
 
Mümkün olduğunca erken başlansa çok iyi olur, ama bu sadece bir eğlence ise her yaşta herkes deneyebilir. 56 yaşında çocuklar da gördüm, 70 yaşında fit bir kadın da, bir sınırlama yok yani, insanların beğenisine, özelliklerine, isteklerine göre değişebilir ancak.


Ve son olarak sörf yaparken insanın aklından neler geçiyor?
 
Aklınızdan hiçbir şey geçmiyor, bize en çok lazım olan şey, bu hızlı hayatta minimum düşünce. Mümkünse hiç düşünce ( Gülüyor ) Sörf yaparken, sadece dalgayı doğru zamanda yakaladım mı, tamam doğru zamanda yakaladım o zaman ayağa da kalktım mı, ve dalga seni götürsün kıyıya kadar. Sadece eğlence..( Gülüyor )
 
Sponsor     : Quiksilver & Roxy
Fotoğraflar : Daryal Arter

 

 

Haber: Meyla Yılmaz  |  Fotoğraf: Daryal K. Arter  | 



 

 




EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



TRENDUS LOOKBOOK



Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X