tatlıya bağla: hayallere çıkılan yolculuk.

tatlıya bağla: hayallere çıkılan yolculuk.
Yayın Tarihi: 30.06.2014 00:00:00

"Deftere, kaleme, ajandaya duyulan aşkın yaşla bir ilgisi olmadığını anlamışlara, 
İş yerine ait hissetmek için her gün küçük bir objeyi masasına taşıyanlara, 
Pazartesi’yi diğer günler kadar sevemeyen ama en sevdiği mug ve çayı yanında oldu mu “neyse yarın Salı” diyebilecek kadar umutlulara, 
Yeni yılın ruhuna hep hayran, Aralık 1 dedin mi ağacı kuran tüm o çocuk ruhlara, 
Her şeyi kutuya koymanın düzen belirtisi değil de kutu aşkı olduğunu anlamışlara, 
Yeni işe başlamadan önceki gece lise yıllarında duyduğu karın ağrısını hatırlayanlara, 
Küs kalamayan, barışma kurabiyesi pişirebilecek kadar egosuz, kırılmayı haketmeyecek kadar da gururlulara 
Arayıp da bulamadığınız hediyeler için `Tatlıya Bağla`”

Hayal kuruyoruz.

Sabah uyandığımız an`la uykuya daldığımız süre arasında geçen zaman dilimini hayal kurarak geçiriyoruz. Gerçek hayatla o kadar iç içeyiz ki, hayata geçirmek istediğimiz şeylerin sadece hayalini kurabiliyoruz.

Çünkü zamanımız yok.

Kendimizi böyle telkin ediyoruz. Kendimiz için, arkadaşlarımız için, ailemiz için zaman ayırmıyoruz. Onlara kendilerini özel hissettirecek hayaller kuruyoruz. Metroya yetişmek için koşarken aklımızda olan `bugün yeni işine başlayacak arkadaşımız`ı sinyal sesiyle kapanan kapının arasına sıkıştırıp masa başı işimizde kayboluyoruz. Öğle arasında ararım, dediğimiz `yeni doğum yapmış kuzen`imizi çayımıza karıştırıp içiyoruz.

Bir şeyler hep eksik kalıyor.

Sevdiklerimiz için en iyisini istesek de yaptıklarımızın hep eksik kaldığını hissediyoruz. Çünkü biliyoruz ki daha iyisini, çok daha özenlisini yapabiliriz ve fakat öylesine kendi dağınıklığımızın içinde kayboluyoruz ki hayalini kurduğumuz güzellikleri bile bir araya getiremiyoruz.

Yasemin Şakar, 28 yaşında. Sabancı Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı mezunu. Bilgisayar başında çalışmaktan mutlu olmadığını hissettiği an Fransa`ya, tren istasyonu bile olmayan bir köye pastacılık okumaya gidiyor. 2 ay sonra Paris`te staj yapmaya başlıyor ve Türkiye`ye döndüğünde başına oturduğu bilgisayar onu yine mutlu etmiyor. Ve hepimiz gibi, ne yapmak istediğini sorguluyor. Yeteneklerini ortaya döküp bir kutuda toplayınca Tatlıya Bağla`yı yapmaya karar veriyor. Kasım ayında ortaya çıkan fikir, Yılbaşı ile ciddiye biniyor. Bazı duyguları karşı tarafa daha çok hissettirmek, hem de insanları şımartmak için hediye kutuları hazırlıyor. Açıldığında içinden ince düşünülmüş, dolu dolu, bir sürü küçük şey çıkan kutular.

Eminönü`nde baba mesleğini sürdüren Sinema-Televizyon mezunu Atöyle Kafası tarafından özel olarak 20*20 ve 20*30 olarak hazırlanan ahşap kutuların üzeri, konsepte göre Yasemin tarafından çizilip boyanıyor. Tatlıya Bağla logosu, üzerinde minik bir imza gibi. Duyguların önüne geçmesini istemiyor. İçine, kutuyu açacak kişinin karakterini yansıtan birçok şey sıkıştırıyor. Çayı, kahveyi, şarabı; seyahat etmeyi, müzik dinlemeyi, yemek yemeyi sevenler için; yeni doğum yapacak anneler için; iş değiştiren yakın arkadaş için hayaller seçip kutuluyor. Şu sıralarsa aklında yeni evlenecekler var.

Kutuya sığsa da belirli bir kalıba sokulamayacak hediyeler tasarlıyor. Instagram hesabı ile başladığı süreci yine Instagram üzerinden tanıştığı, kendisi gibi genç ve girişimci tasarımcılarla besliyor. Konu çay olduğunda uzmanı Teapo Tea, gurme kutusunda yer alacak tekstil ürünleri için Sobremesa, çayın kahvenin yanında gidecek tatlı atıştırmalıklar için Cloud Nine Patisserie, Ayvalık`tan Santimetre, ahşap cüzdanlar tasarlayan Haydan Huya iş birliği yaptığı isimlerden sadece birkaçı. Tüm bu isimler ve diğerleri hep o kutuların içinde, hayalleri gerçekleştiriyor.

Her kutunun kendine ait bir dünyası var. Yasemin şehrin ara sokaklarında ve yurt dışında gezerken bu dünyaları yaratacak ilhamı toplayıp ürünleri stokluyor. Siz konsepti belirleyip gerisini Yasemin`in zevkine bırakıyorsunuz. Bugüne kadar gelen talepler üzerine belirlenen konseptlere bütçeniz doğrultusunda eklemeler yapabiliyorsunuz. Ve pişman olmuyorsunuz. 150 TL ve 350 TL`lik fiyat aralığında, 3 gün ila 1 hafta arasında değişen bir süre içinde az bulunan mütevazi şeylerden oluşan hediyeniz hazırlanıp sevdiğiniz kişinin adresinde oluyor.

Aldığınız hediyenin önce paketini, sonra kapağını açıyorsunuz. Bir, iki, üç... Ve bir bakıyorsunuz her seferinde sizi daha çok gülümseten bir şeyle karşılaşıyorsunuz. Özenle paketlenmiş, incelikle düşünülmüş birçok şey. Kutu boşalıyor. Kutu, içindekiler yerlerine yerleştikten sonra içini kendi anılarınızla doldurmanız için boşalıyor.

Tıpkı hayallere çıkılan bir yolculuk gibi.

*

Tatlıya Bağla, kötü bir şey olduğunda değil, kötü bir şey olmasına gerek olmaksızın sevdiklerinizi şımartmanızı sağlıyor.

Çünkü içinde bir de her zaman tatlı bir şey oluyor.




Yazarın Son Yazıları
-gönderenden alana hikayeler: postcards & beyond.

-sırlarını kendine saklayan yer: sundance.

-distopyalar da güzeldir: everything everything.

-alexander mcqueen: savage beauty ve londra`dan geriye kalanlar.

-unutmamak ile hatırlamak aynı şey midir?

-mogwai rakı masasında.

-olmadı -galaksiye- kaçarız.

-olmayan`a olan derin tutku.


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-belki biraz da morfin sülfat.

-anne, ben barbar mıyım?

-hayatı anlıyorum, sadece kabullenemiyorum.

-geçmişi özledikçe ensesine soğuk su tutanlar için, the xx

-coo design project: bence olur o iş.

-tatlıya bağla: hayallere çıkılan yolculuk.

-yoğun his alarmı: daughter

-...ve sonsuza dek mutsuz yaşadılar.


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X