Şehir Tiyatroları Bize Sesleniyor

 Şehir Tiyatroları`nın nereye itilmek istendiğini en iyi tiyatro sanatçılarının dilinden okuyarak anlayabileceğimiz için yayınladıkları bildiriye burada aynen yer veriyorum. Umarım anlayan büyük bir kitleye ulaşır...


KAMUOYUNA…
ŞEHİR TİYATROLARI iki gün sonra perde açacak.
Ama Şehir Tiyatrolular olarak bugün bir kez daha sokaktayız. Repliklerimizi sahneye bıraktık.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 2012 - 2013 sezonuna “Muhafazakar Sanat” çığlıkları arasında ve bir gecede yürürlüğe sokulan “Yeni Yönetmelik”in anlayışı ve
işleyişi altında giriyor. Bu Yönetmelik nedeniyle tiyatromuz, özgür ve özerk tiyatro
üretebilmekten biraz daha uzaklaştırılmış, yönetimi ise sanatçılardan büyük ölçüde
arındırılmış durumda.
Bu yıl sokaktayız.
Bu yıl Yönetim Kurulu Başkanı artık Genel Sanat Yönetmeni değil, atanmış bir bürokrat ve
yaklaşık bir asırdır bir sanat kurumu olarak tanımlanan Şehir Tiyatroları da belediyenin bir
“Şube Müdürlüğü”…
Sokaktayız…
Aylar önce “Susmuyoruz” diyerek çıktık bu yolculuğa… “Susmayacağız” diyerek sürdüyoruz… Sözlerimiz bir oyunun replikleri değil…
Özgür ve özerk sanat üretimine saplanmış bir bıçak gibi yüreğimizi kanatan bu “Yeni Yönetmelik”in kabul edilemez olduğunu bir kez daha haykırıyoruz…
Bilinmelidir ki savunabileceğimiz bir yönetmeliği muhatapları ve kamuoyuyla bir an önce
paylaşabilmek adına çalışmalarımızı da sürdürüyoruz…
Yönetmelik ve uygulamalarda bilim ve sanatın özgürlüğünü bulmak istiyoruz…
Sokaktayız…
Sanatın içeriği ve biçimi siyasal iktidarların günlük politikalarının konusu değildir, olamaz…
Devletin, hükümetin ya da yerel yönetimlerin sanat kurum ve kuruluşları için sanat politikası oluşturması düşünülemez…
Uygar bir ülkede devletin sanata desteği, yandaş beslemeye yarayan bir ihale ve rant
sürecine döneşebilecek bir alan değil, insana yatırımdır ve sanatın özgür ve özerk üretimi
açık biçimde Anayasal güvence altına alınmalıdır.
Ödenekli sanat kurumlarında kadrosuzlaştırma, ekonomik anlamda cılızlaştırma asla kabul
edilemez ve sanat üretiminde sansür ve yasaklama öngörmek ve uygulamak tek kelimeyle
yüz kızartıcıdır…
Ve her şeyden önce bilinmelidir ki, *TİYATROYU TİYATROCULAR YÖNETİR!”…
Sanatın gücünü binlerce kez yeniden anladığımız sahnelerimizde korkularımızı gökyüzüne
salarken, hep gelip geçecek olan “İktidar”lara soruyoruz: “Neyle anılır tarih, nedir insanlığın
geçmişinde kalıcı olan?” Yanıt bekliyoruz…
Sanatçıyı değerli kılanın yalnızca yetenek ve birikimi değil “seçimleri”nin de olduğuna
inandık ve seçimimizi yaptık:
Son sözü karanlığa bırakmayacağız…
Ve “RAĞMEN” de olsa perdelerimizi açıp, seyircimizle buluşacağız…
2012 - 2013 tiyatro sezonu kutlu olsun…
Hepimizin alkışı her zaman bol olsun…

İŞTİSAN (İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği)


 

 

 

 

 

 

 

 




Yazarın Son Yazıları
-Devlet Tiyatroları`na Çirkin Saldırı

-Mükemmel kaşlara kavuşmak ister misiniz?

-Şehir Tiyatroları Bize Sesleniyor

-Kapalıçarşı Antikaları!

-Horhor, antikacılar ve ben!

-İstanbul severler takip etsin!

-Çukurcuma Antikacıları

-Antika merakınız mı var?


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-Mükemmel kaşlara kavuşmak ister misiniz?

-Kapalıçarşı Antikaları!

-Horhor, antikacılar ve ben!

-Şu günlerin en iyi sergileri

-Çukurcuma Antikacıları

-Düğün hazırlığı için öneriler

-`Momiji Dolls` favori hediyeniz olabilir

-Gelin parfümü hangisi olmalı?


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X