Yazın Yıpranan Cildinizi Bakıma Alma Zamanı

Cildimiz vücudumuzdaki en büyük ve en çok çalışan organımızdır. Dış dünya ile hassas iç ortamımız arasında bariyer görevini eksiksiz yaparak varlığımızın devamını sağlar. Cildimiz bariyer görevini yaparken; çeşitli hastalıklar ve yanık gibi yaralanmalar dışında en çok güneş ışınları tarafından yıpratılır. Güneş ışınları tek bir ışın değil bir demet ışının (Ultraviyole A, Ultraviyole B, kızılötesi, mor ötesi) birleşimidir. Bu ışın demeti derimize temas ettikten sonra bir dizi kimyasal reaksiyonun başlamasına neden olur. Bol miktarda serbest oksijen radikalleri açığa çıkar. Cildimizin antioksidan kapasitesi bu zararlı maddeleri etkisiz hale getirmeye çalışır. Ancak yine de cildimizdeki hücrelerde bir miktar tahribat oluşur. Normal koşullar altında bu tahribatlar zamanla onarılır.

CİLDİNİZ HİÇ SOYULDU MU?

Son 10 yıldır ozon tabakasındaki incelmeden dolayı yeryüzüne daha fazla zararlı güneş ışınları ulaşmaktadır. Geçmiş yıllara oranla derimizde oluşan tahribat miktarı artmakta, onarıma daha çok ihtiyaç duymaktadır. Bu birikici etkilerin 10-20 yıl sonrasında cilt kanserlerine yol açtığı akıldan çıkarılmamalıdır. Cilt rengimiz ne kadar açıksa bu zararlı etkilere o kadar fazla maruz kalırız. İlk yapılması gereken kaliteli güneşten koruyucu kremlerle cildimizi mümkün olduğunca korumamızdır. Güneş sonrası da yoğun güneş sonrası bakım kremleri kullanmaya özen göstermeliyiz. Eğer bütün bir yazı cildimiz soyulmadan geçirdiysek korumanın başarılı olduğunu kabul edebiliriz. Yine son yıllarda gittikçe artan şikayetlerden biri olan güneş lekeleri cildimizde oluşmamışsa güneşle doğru ve bilinçli zaman geçirdiğimiz sonucuna varabiliriz.

GÜNEŞ LEKELERİ ARTABİLİR

Cildimizin dışarıdan korunması kadar önemli olan bir başka konu da tükettiğimiz besinlerdir. Cilt sağlımız için çok önemli olan taze sebze ve meyveleri olabildiğince bol tüketmek çok önemlidir. Doğal antioksidan depoları olan domates, koyu renkli (siyah- mor) meyve ve sebzeler, havuç, C vitamini yönünden zengin besinler özelikle önemlidir. Güneşe maruz kaldığımız dönem ve sonrasında cildimizin onarılabilmesi için bu besinlere çok ihtiyacımız vardır. Yazın son günlerine gelirken öncelikle cildimizde oluşan hasarları daha iyi fark etmeye başlarız. Cildimizin kalınlaşıp donuk görünmesi, yumuşaklığının azalması, sivilcelerimizin çoğalması, güneş lekelerinin oluşması ya da artması, ince kırışıkların belirgin olması gibi çeşitli şikayetlerin biri veya birkaçı cildimizde oluşabilir. Neler yapılması gerektiği ise şikayetimize göre değişmekle beraber, temel olarak bilmemiz gereken “sağlıklı cilt” kavramıdır.

 “Sağlıklı Cilt” Kavramı

Sağlıklı cilt; yumuşak, tek renkte, sıkı, hastalıksız, nemli, dayanıklı (hassas olmayan) ve dolgundur. Cildimiz üç katmandan oluşur; üst tabaka (epidermis), orta tabaka (dermis) ve cilt altı. Bu katmanlarda var olan problemler cildin sağlıksız görünmesine sebep olur.

Sağlıksız ciltteki belirtiler: Kaba (üst tabaka), lekeli (üst tabaka), gevşek (orta tabaka), hastalıklı (üst-orta tabaka ve cilt altı), kuru (orta tabaka), ince (orta tabaka), hassas (orta tabaka), hacim kaybı (orta tabaka ve cilt altı).

Hormonlar, sigara, zararlı beslenme alışkanlıkları, genetik faktörler gibi aktif cilde olumsuz etki eden faktörlerden biri de güneştir. Bu etkenler hücrelerin görevlerini tam yapmasını engelleyerek ve hücreler arası uyumu bozarak cildin sağlıksız olmasına neden olmaktadır. Özellikle 30 yaş üstünde bu bozulma fark edilir hale gelmeye başlar.

 CİLDİ AKTİF HALE GETİRMEK İÇİN YAPILACAKLAR

Güneş sonrası daha sağlıklı cildimiz olmasını istiyorsak, öncelikle cildimizin ne kadar sağlıklı olduğu sorusuna( Sağlıklı cilt; yumuşak, tek renkte, sıkı, hastalıksız, nemli, dayanıklı (hassas olmayan) ve dolgundur ) “sağlıklı cilt” kriterleri ile değerlendirdikten sonra çözüm arayışına girmeliyiz. Sadece cildimizin hafif kalınlaşması ve hafif kuruluğundan şikayet ediyorsak yoğun nem bakımları, tıbbi cilt bakımı yada oksijetle yapılacak ( Basınçlı saf oksijen kullanarak özel kremlerin cilde uygulanması yöntemi) bakımlar yeterli olacaktır.

Ancak cildimiz “sağlıklı cilt” kriterlerinin birçoğuna uymuyorsa daha kapsamlı bir tedaviye ihtiyacımız olduğunu bilmeliyiz. Bu tedavilerin zaman alacağını ve disiplinli bir şekilde uygulanırsa en iyi sonuç alınacağı bilinci ile tedaviye başlamalıyız.  Cildin sağlıklı hale getirilmesi için uygulanan tedavilerin başlangıç aşamasında kuruluk, hassasiyet, kaşıntı, kızarıklık gibi çeşitli yakınmalar olacaktır. Bu şikayetler ortalama 10 gün devam eder. Yapılması gereken kademeli olarak cildin yeniden aktif sonra da en aktif hale getirilmesidir. Bunun için cilde Retinoik asit, hidrokinon, C vitamini ve meyve asitleri içeren ilaç benzeri merhemler uygulanması temel tedavidir. Bu merhem kombinasyonları bir program çerçevesinde ve kişiye özgü olarak planlanır. Cildin aktif hale getirilmesi programı ortalama 6 hafta kadardır. Sonrasında olan şikayetlere göre bir uygulanacak tedaviler planlanır, kişiden kişiye  değişmekle beraber;

Temel tedaviler şunlardır:

Peeling: (Orta veya derin peeling), cilt yüzeyinin yenilenmesi, sıkılaşma

Botox: Hareketli kırışıkların kişiye özgü tedavisi ( Hasta ile konuşularak, hastanın estetik görüşü ve ne kadar doğallık isteniyorsa o tarz bir tedavi uygulanmalıdır)

Dolgu malzemeleri: Hareketsiz kırışıkların tedavisinde

Yağ enjeksiyonu: Yüzde volüm kayıplarının tedavisinde

Damar lazerleri: Yüzde kılcal damarların, damarsal kırmızı noktaların ve ince varislerin tedavisinde

Leke lazerleri: Çeşitli nedenle olan lekelerin tedavisinde

Uygulanan ileri düzey tedaviler ise;

Cilt sarkıklarının ameliyatsız tedavisi: Titan (Özel kızılötesi ışın ile), Thermalge (Radyofrekans ile)

Kırışıklıklar ve yüzey bozuklarının tedavisi için: Fraxel lazerler, Laser Genesis, Cool touch laser

Cilt kızarıkları ve lekelerinin (özellikle güneş lekelerinin) tedavisinde: Akıllı IPLHer ne kadar gelişen teknoloji ile cildin sağlıklı hale getirilmesi için pek çok cihaz ve tedavi yöntemi gelişse de en önemli kriter her zaman kişilerin bilinçli davranmasıdır. Uzun yıllar sağlıklı bir cilt için yaz mevsimini güneşten olabildiğince korunarak geçirmek, cildin onarımına yardımcı olan besinlere yönelmek, problemleri ilerlemeden önce tedavi etmek gerekmektedir. 

Sevgiyle kalın. 




Yazarın Son Yazıları
-BURUN ESTETİĞİNDE KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIMLAR

-Yazın Yıpranan Cildinizi Bakıma Alma Zamanı

-Gevşemiş Göbek ve Çatlaklar Kaderiniz Değil.

-BOTOX

-Meme estetiğinde son gelişmeler

-Kırışıklık tedavisinde son nokta: Nano yağ enjeksiyonu

-Estetik trendleri


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-Yazın Yıpranan Cildinizi Bakıma Alma Zamanı

-Gevşemiş Göbek ve Çatlaklar Kaderiniz Değil.

-BURUN ESTETİĞİNDE KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIMLAR

-Estetik trendleri

-BOTOX

-Kırışıklık tedavisinde son nokta: Nano yağ enjeksiyonu

-Meme estetiğinde son gelişmeler


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X