Bilinçaltınız Zayıflamak İstiyor mu?

Bilinçaltınız Zayıflamak İstiyor mu?
Yayın Tarihi: 17.02.2014 00:00:00

 (UYARI:Bu klasik bir diyet yazısı değildir.)

Bugünlerde eminim hepinizin dikkatini çekmiş olan birşeyden bahsedeceğim.

Herhangi bir kitabevine gidip  çok satanlar listesine baktığımda en az bir adet diyet kitabı ile karşılaşıyorum, günlük gazeteleri seyrek de olsa incelediğimde (Kendi seçimimle günlük gazete okumama kararı içinde olduğumdan) her gün başka bir isimle flaş bir haber edasında sunulan yeni diyet önerileriyle karşılaşıyorum, üç dört kişi birarada toplanıp sohbete başlandığında aşağıdaki konuşmalar kulağıma çalınıyor.

“Ay kardeş şu senin uyguladığın diyet listesi neydi?

Bir arkadaşım Dukan diyeti uyguladı 20 kilo vermiş hem de acıkmıyormuşsun.”

Hatta daha da ilginci belki dünya tarihinde bir ilk olarak, toplumumuz uyguladığı diyete göre kamplara ayrılmış bir şekilde. Dukancılar bir yanda Karataycılar diğer yanda.

Televizyonda sürekli yeni diyet önerileri. Su diyeti, detoks diyeti, alkalin diyet, taş devri diyeti , X diyeti Z diyeti ……..

Bir tıp adamı olarak olaya baktığımda ilk başlarda bu işin matematik işi olduğunu görüp insanlar nasıl kilo veremiyor şaşırıyordum. Madem bu kadar önemliydi, madem gayri safi milli hasılanın küllice bir bölümü buna ayrılıyordu o zaman insanlar karar verip bunu yapabilmeliydi. Budan ötesini aklım almıyordu.

“Yapılan metabolik incelemeleri normal ise biraz dişini sıksın, aldığından çok harcasın, biraz da spor yapsın tamam işte. Bunun formülü mü olurmuş?”

 

Biraz diyet yapanları inceleyip ardından bu sürecin ne kadar sancılı olabildiğini gördüğümde, bundan başka şeylerin bu sürece katıldığını, kilo vermenin kitabi formüllerle olmayacağının farkına vardım.

Peki bu kadar insan neden dünyada en çok uğraşılan konulardan biri olan obezietede başarısız oluyor?

Milyonlarca lira akıtılmasına, her gün yeni yöntemler türetilmesine rağmen neden hala obezite sorunu çözülemiyor?

Bu işin sihirli bir formülü var mı?

Bu sorulara mantıklı cevaplar bulmaya çalışırken karşıma çıktığı için her an şükürde olduğum ve uygulayıcısı olmaktan her gün daha büyük bir keyif aldığım Theta Healing tekniği bana birçoğunu gösterdi.

Bilinçli alanımızda birşeyi istemek ne yazık ki yeterli olmuyor. Aşağı yukarı %12 lik bir alanımız bilinçli alanımız iken, geride kalan %88 lik bölümü oluşturan bilinçaltımızda tüm cevaplar açık seçik yatıyor.

Dilimizin söylediğini bilinçaltımız kabul etmiyorsa sorun orada başlıyor. Kilo vermek isteyen kişilerle yaptığım çalışmalarda en çok karşılaştığım şeyi söylediğimde şaşıracaksınız çünkü ben şaşkınlık içinde kaldım.

Kilo vermek istiyor musunuz? Diye sorduğumda cevap

-Tabii ki, yoksa burada ne işim var derken, bilinçaltının cevabını öğrenmek  için yaptığım testte

“Kilo vermek istemiyorum, kilolarımı seviyorum” çıkıyor.

Yani aslında bir tarafımız isterken, isteyen tarafımızın kat be kat daha büyüğü hayır diyor.

Sadece bu kadar da değil sizin kişisel kararlarınız dışında toplumsal, ailesel olarak da oluşturulmuş inanış kalıpları  sizin kilo vermemeniz üzerine etkili oluyor.

Uzun süre kıtlık ve açlık tehlikesiyle yaşayan toplumların ortak bilincine nüfuz eden

“Bulduğunda yemelisin, yemezsen aç kalırsın, çabucak yemezsen elindekini alırlar” inanışının tüm toplum fertlerine entegre olmasıyla obezitenin artışına katkısı olduğu bir gerçek.

Lafı uzatmayayım sadece bunlar değil daha bir çok düşünce kalıbımızın bu süreci etkilediğini anlamışsınızdır. Hem de inanamıyacağınız kadar çok.

Çözüm nedir peki? diyebilirsiniz.

Bu işin eğer bir formülü olması gerekiyorsa hadi ben de bir formül hazırlayayım size.  Biraz minare gölgesi, biraz davul tozu…..

Öncelikle tabii ki kalorisi kaybettiğimizden az bir diyet programı, harcamada artış, bol sıvı tüketimi uygulanmalı. Ama daha da önemlisi bilmediğimiz tarafımızda olup bizim sürecimizi yönetip,engellemeye çalışan programların ortadan kaldırılması.

Programların ortadan kaldırılması dediğimde hepinize bir bilgisayarcı jargonu  gibi geldi değil mi? Gerçekten de bu yapılan işlemin aslında bilgisayar software’ini değiştirmekten bir farkı yok. Sizdeki engelleyici, sizi geri tutucu, programların yerine amacınıza ulaşmanızı destekleyenleri yüklemek, yani dilinizin söylediği ile bilinçaltınızın söylediklerini eşleştirmek.

İşte bu yüzden çok heyecanlıyım ve hevesliyim.

Binlerce kişinin ümitsizlik içinde kaderine razı olduğu sancılı obezite sürecine yeni bir soluk getireceğini düşündüğüm bu tekniği sizlere uygulamaya başlıyorum.

Sevgilerimle





Yazarın Son Yazıları
-Tüy gibi hafif

-Sarhoşum Sarhoş

-Bilinçaltınız Zayıflamak İstiyor mu?

-Beni sarar melankoli

-Yine mi Merkür

-Modern Aile

-Pembe bir yazı


YAZARLAR



Yazarın En Çok Okunan Yazıları
-Bilinçaltınız Zayıflamak İstiyor mu?

-Yine mi Merkür

-Pembe bir yazı

-Tüy gibi hafif

-Sarhoşum Sarhoş

-Beni sarar melankoli

-Modern Aile


Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X