Röportaj: İrem Gören

Kendi ismiyle yarattığı 'haute couture' markası için ikinci kapsül koleksiyonunu çıkaran İrem Gören, aynı zamanda Mudo'nun tasarım danışmanı. Amerika'da Michael Kors, Theory, Calvin Klein gibi markalarda çalışan İrem Gören'i biraz daha yakından tanıyalım istedik...

Röportaj: İrem Gören
Yayın Tarihi: 26.07.2016 10:39:00

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

İstanbul’da doğdum.. Profesyonel hayatıma, Philedelphia Üniversitesi-Moda Tasarımı bölümünden mezun olduktan sonra; Michael Kors, Theory, Mexx Canada, Calvin Klein, Hurley gibi farklı markalarla aynı anda çalışan şirketlerin tasarım ekibinde çalışarak başladım. Süreçte 1 sene üretim safhasında da çalıştım; bir tasarımcı olarak üretimin içinde bulunmak bana çok şey öğretti. Okulla birlikte Amerika'da tam 12 sene geçirdim. Öyle bir noktaya geldim ki ya temelli yerleşecektim ya da İstanbul’a dönüp deneyecektim. Ben dönüp denemeye karar verdim. İstanbul’a döndüm ve bir süre Freelance Danışman olarak çalıştım; sonrasında 2012’de Mudo’da tasarımcı olarak başladım. 2015 İlkbahar/Yaz sezonuna kendi markam ile ilk koleksiyonumu yaptım; aynı zamanda Mudo’ya danışmanlık yapmaya da devam ettim.

Amerika’da çalışırken kendinize kattığınız çok fazla şey olsa gerek; bunları markanızı kurarken veya tasarım aşamasında kullandınız mı?

Tabi ki kullandım.. Süreçte tam bir harmanlama oluyor; Amerika, Türkiye ve kendi karakterime/doğrularıma en yakın olan öğrenimlerle ilerliyorum.

İlk koleksiyonunuz sadece 7 parçadan oluşuyor. Niçin 7 parça?

7 uğruna inandığım ve sevdiğim bir sayı. Markamı oluşturmam hayatımda en çok sevdiğim bir insanı -anneannemi- kaybetmemden sonra oldu; onun isminin harf sayısı da 7 -Nezahat- ve içimden ona ithaf ettim ilk koleksiyonu, yeni koleksiyonu.. Bir süre daha böyle devam edeceğim...

Yeni koleksiyonunuz hakkında ufak tüyolar alabilir miyiz? Bir önceki koleksiyondan daha farklı şeyler görecek miyiz?

Kadınlara özgü asaleti, romantizmi ve kendine güveni ortaya çıkarmak üzere tasarlanmış, özel ve incelikli detaylarla öne çıkan bir koleksiyon. Evet daha farklı kumaşlar, kalıplar şeyler göreceksiniz...

Mudo ile çalışmak nasıl bir duygu? İkisini birden sürdürmek zor oluyor mu?

Tabi ki çok güzel, gurur verici ve güven veren bir duygu.. Hayır zor değil, süreçte kendi içinde güzel bir denge oluyor..  

Favori tasarımcılarınız kimler?

Favoriyi seçmek zor.. Sıklıkla takip ettiğim (alfabe sırasıyla) Alber Elbaz, Carolina Herrera, Jason Wu, Jenny Packham, Monique Lhuillier, Prabal Gurung ve Tom Ford... Oscar de la Renta'nın pozitif ışığını da özlüyorum...

 Eğer siz kendinize bir elbise dikecek olsanız o nasıl bir elbise olurdu?

Sade, elegan, asil ve göz alıcı... Üste oturan uzun bir elbise; biraz göğüs dekoltesi, sırt yarıya kadar açık ve hafif kuyruklu uzun etek.. Bu yaz tam istediğim gibi dikilen elbisemle en yakın arkadaşlarımdan Begüm’ün düğününe gittim.. 

İrem Gören'in koleksiyonundan parçalar görmek için galerimize tıklayın!


FOTO GALERİ

FOTO GALERİNİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN








EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



TRENDUS LOOKBOOK

EN POPÜLER RÖPORTAJ HABERLERİ




Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X