Röportaj: Bünyamin Aydın ile Les Benjamins Üzerine

2011 yılında tanıştığımız Les Benjamins markasının ünü günden güne yayılıyor. Biz de sizler için; Jared Leto, Barbara Palvin gibi isimlerin üzerinde g

Röportaj: Bünyamin Aydın ile Les Benjamins Üzerine
Yayın Tarihi: 21.12.2015 12:56:00

 

 

Geçtiğimiz hafta Les Benjamins`in kurucusu Bünyamin Aydın ile Galata`daki mağazasında buluştuk. Önce kahve eşliğinde biraz sohbet ettik; sonra mağazada yeni koleksiyonundan parçaları inceledik. O anlattı, biz dinledik.. Hatta bir örnek giyinip fotoğraf bile çekildik!

Güzel haberlerini aldığımız Les Benjamins`in, sıcakkanlı kurucusu Bünyamin Aydın ile yaptığımız röportajı severek okumanız dileğiyle!

Başlıyoruuuz... Çok klasik olacak ama, 4 senede böyle bir başarı yakalamanın sırrı nedir?

Ben hayatımın büyük bir kısmını yurt dışında geçirdim, o yüzden markanın başarısı, Türkiye`de kurulmuş olup, yurt dışında o başarıları yakalayıp, o başarıyı tekrar Türkiye`ye getirmek gibi oldu. İlk mağazalarımdan biri Harrods oldu mesela; bu da benim kişisel networklerim sayesinde gerçekleşti. Sırf insan tanımak da yeterli değil aslında. Aynı zamanda o ürünün, o mağazaya uyması gerekiyor. İstediğin kadar bağlantın olsun, o ürün eğer doğru ürün değilse o mağaza için, zaten satın almacı o ürünü almıyor.

Şu an kaç mağazada Les Benjamins satılıyor peki?

Şu an dünyada 200 mağazayı geçtik. Les Benjamins adıyla da burası var (Galata’da Serdar-ı Ekrem Sokak’ta). Ocak ayında yine bu sokakta olan, daha büyük bir yere taşınacağız.

Avrupa ve Orta Doğu’da da birçok ülkede satıştasınız.. Ama benim dikkatimi çeken ülke Japonya oldu. En çok satış noktası Japonya’da var. Bu ilginin özel bir nedeni var mı?

Evet bu konu biraz ilginç. Japonlar gerçekten marka ve kalite hayranı. İlk müşterim de Japon olmuştu. O müşteri ile de hala çalışıyoruz. Japonya yeni bir şey keşfetmeyi seven bir ülke aslına bakarsanız. Ve Japonya’da şu an çok iyi mağazalarda Les Benjamins koleksiyonları satışta..

Japonya’dan sonra da İtalya geliyor..

Evet İtalya’da da Roma, Milan, Floransa gibi birçok şehirde satış noktamız var. Lüks tüketim çok fazla İtalya’da. Dolayısıyla ilgi görüyor.

Şans faktörü de etkili diyebilir miyiz Les Benjamins için? Barbara Palvin, Jared Leto gibi bilinen, takip edilen isimler Les Benjamins ürünleri ile Los Angeles’ta görüntülendi…

Tabi ki giymeleri için beğenmeleri gerekiyor, ama yine aynı konuya değineceğim, network çok çok önemli. Orada doğru kişiyi bulup, o kişiye onu giydirebilme, aynı zamanda onunla arkadaş olup, ticari ilişki dışında bir şey yapabilme, tamamen insan ilişkileri ile alakalı. Ticari bir anlaşmamız yok onlarla.. Jared Leto da öyle.. Los Angeles`taydık o sıralar; çekim vardı, ceketi çok beğendi ve giydi.  Bu kadar basitti. Doğru yerde, doğru zamanda olmak da önemli bu açıdan baktığımızda.

Önce sadece t-shirt koleksiyonu ile girdiniz.. Şu an pantolondan, cekete kadar birçok ürün mevcut.. Bu süreç nasıl ilerledi, planlı mıydı bu şekilde gelişmesi?

İlk sezonda tişörtle başladık; sonra buradan yola çıkarak bir hazır giyim markası olma yolunda ilerledik. Şu an aksesuarımız da var; pantolon, ceket de var. Hatta şu sıralar ayakkabı tasarlıyorum. Yani koleksiyon daha da büyüyecek. Kadın koleksiyonu da ciddi anlamda büyüdü. Önceden sadece erkek vardı, unisex’ti. Sonradan kadın tişört ve sweatshirtler başladı. Şimdi artık ikisi de kadın ve erkek hazır giyim olarak oturmuş bir şekilde ilerliyor.

Yıllara dağılımı nasıl oldu bu sürecin?

İlk sene sadece tişörtle başladık. Üçüncü sezonda tişört ve sweatshirt oldu. İkinci senenin sonuna doğru da ürün gamımız genişledi. Ve daha da büyüyecek.. Mesela gelecek sezon ilk kez sneaker tasarlayacağım.

Merakla bekliyoruz!

Dazed, i-D gibi dergilerde de haberleriniz var, kampanyalarınız yayınlanıyor. Bir Türk markasıyla bu dergileri okurken karşılaşmak gurur verici oluyor doğrusu..

Bunlar hem networking hem de yatırım.. Onlarla çalışıyoruz aynı zamanda.. Reklam da veriyoruz. Aynı zamanda röportajlarımız da oluyor; ama onları kendileri yapıyor tabii.

Türkiye’de hangi noktalarda satıştasınız?

Hemen hemen her Beymen`de satıştayız. Ayrıca Harvey Nichols, Brandroom, Maça Kızı Bodrum ve Hacımemiş`te Pop-up mağazamız var. Shopigo’da da satılıyor; hatta onlarla da bir iş birliğimiz olacak ama henüz netleşmiş değil.

Son koleksiyona geri dönecek olursak, `Space Soldiers` temasından bahsedebilir miyiz?

Bundan 1,5 sene önce uzaydan esinlenmiştim. Uzay savaşları başlasa insanlar nasıl giyinirler, gündelik hayatlarında nasıl giyinirler.. Bizim geçmişimizden de esinlendim her zamanki gibi.. Selçuk desenleri olsun, Osmanlı padişahları olsun.. Mesela ışın kılıcı verdim padişahların eline. Hem kültür çarpışmaları, hem de bizim kültürümüzü yaşatma anlamında, değişik detaylarla harmanladım bu temayı.

Peki bu markanın çıkışı nasıl oldu? Yani küçüklüğünüzden beri bunu kurguluyor muydunuz? Doğu-batı sentezine sarkastik bir bakış açısı ile yaklaşmak nerden aklınıza geldi?

Aslında şöyle oldu: Ailem 35-40 senedir moda sektöründe.. Dolayısıyla küçüklüğümden beri modaya, kumaşa vs. aşinaydım. Ama hep kendi markamı kurmak istemiştim. Hatta İsviçre’de okurken hep söylerdim arkadaşlarıma, benim bir markam olacak görürsünüz diye.. Şimdi o arkadaşlarım "vay be gerçekten dediğini yaptın" diyorlar bana. Doğu-batı sentezi de dediğim gibi hem kültürümüzü yaşatmak, hem de farklı bir bakış açısıyla sunmak istememden çıktı.

İsim nasıl çıktı?

İsmimden. Aslında şöyle oldu: İsviçre’de okurken hiç kimse Bünyamin diyemiyordu. Hatta Fransız hocam Benjamin diyordu, İtalyan hocam Benjamino diyordu. Herkes farklı bir şey diyordu kısacası. Herkesin kendi Bünyamin’inden yola çıkarak Bünyaminler olsun dedim. Aslında The Benjamins olucaktı ama Amerika`da bir müzik grubu var; o yüzden Fransızca olsun dedim. Hem de Türkler`le Fransızlar`ın da tarihte ilişkileri olduğu için hoşuma gitti açıkcası.

Türkiye’de de bir süre yabancı bir marka sanıldı Les Benjamins. Sonradan “o Benjamin Bünyamin’miş” gibi laflar yayıldı..

Evet o gizemlilik de markanın arkasındaki bir felsefe aslında. Meraklı olan araştırıyor, baskıların arkasındaki hikayeyi vs. bu da benim hoşuma gidiyor.

The Core’da bambaşka bir koleksiyon gördüm önümüzdeki sezon için.. Kopya verebilir miyim?

Tabii ki.

Karpuzlu, simit-peynirli rengarenk bir yaz koleksiyonuydu. Ben bayıldım renklere de, baskılara da.. Temadan bahsedebilir miyiz biraz?

Aslında Galata’da, Karaköy’de, Balat’ta gezerken sokak satıcılarından esinlendim koleksiyonu oluştururken. Karpuz keserken gördüğüm adamdan, simit satıcısından etkilendim; onları pop-art`a çevirdim. Simit, beyaz peynir, zeytin baskımız var mesela..

Şimdiye kadar hep tarihten önemli kişileri, padişahları vs. hep insan figürlerini gördük. Bu farklı bir tema olmuş...

Markanın DNA`sı Doğu ve Batı çarpışması; simiti pop-art yapmak da tam olarak bu aslında. Her sezon farklı bi temayla, aklınıza gelmeyen bir fikirle karşınızda olmak istiyorum. Benim karakter yapım da böyle aslında.. Hep yeni bir şeyle çıkmak, şaşırtmak istiyorum insanları..

Tarihte size en çok ilham veren isimler kimler?

Martin Luther King, Che Guevera.. Gerçekten dünyada farklılık yaratmış insanlar.. Hep aynı kutuya bakmayan, kutudan çıkan insanlar. Styeve Jobs, Tomas Edison beni çok heyecanlandıran isimler..

Avrupadaki Moda Haftaları`na katılmak gibi bir hedefiniz var mı?

Katılıyoruz! Bu çok yeni bir haber, Ocak ayında Milano Moda Haftası’nda olacağız. Prada ve Calvin Klein’la aynı gün defilemiz olacak. Bu gerçekten güzel bir haber. Tüm odak noktamız o şu an. Türkiye’yle başladık Moda Haftaları`na, şimdi Milano’da olmak ayrı bir sınıf atlamak oluyor. Ama burayla başladık ve buranın değerini unutmayacağız; burayı da devam ettireceğiz. Milano’yla başlayıp, sonrasında İstanbul Moda Haftası`nda da olacağız. Türk markayız ve burada olmalıyız diye düşünüyoruz.

İş birlikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bununla ilgili de çok sürpriz bir haberimiz var aslına bakarsanız. Büyük bir Alman markası ile bir iş birliği yapmak üzereyiz. İsmini şu an açıklayamıyorum. Ama yakında duyacaksınız.

"Be famous or dead" baskısı çok dikkat çekmişti; sizin felsefeniz de buna yakın mı?

Hayır değil. (Gülüşmeler)

Normalde de esprili misiniz?

Evet, sayılır. (Gülüşmeler)

O zaman röportajın sonu! 


FOTO GALERİ

FOTO GALERİNİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Haber: Ezgi Kamadan  |  Fotoğraf: Melih Kohen  | 







EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



TRENDUS LOOKBOOK



Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X