Kendi Şifrenizi Regresyon ile Çözün

Bugüne kadar hayatınızda kaç kere “Bu olay neden benim başıma geldi? Neden hep beni üzen erkekleri buluyorum? Benim mutlu olacağım bir iş var mı bu dünyada? ... ve daha örneklendirebileceğimiz bir çok benzer sorularla yüzleşmek zorunda kaldınız? Eğer yanıtınız ”evet” ise o zaman sizin de bir adım atıp, yaşamınıza çektiğiniz tüm olumsuzlukların GERÇEK nedenini bulma vaktiniz gelmiş demektir.

Kendi Şifrenizi Regresyon ile Çözün
Yayın Tarihi: 11.01.2017 12:09:00
Peki ama bunun gerçek nedenini nasıl bulacağız ki?’ dediğinizi duyar gibiyiz. Geçmişten günümüze gelen çok fazla şifa tekniği var. Hangisinin size daha iyi hissettireceği de kişisel bir seçim tabii ki.. Şimdi bahsedeceğim teknik, çoğu insanın başta da söylediğim gibi gerçek nedeni bulmasına bir nevi kendi hayatının şifresini çözmesine büyük yardımcı oluyor.

Benim regresyonun derinliğini ve saflığını keşfetmem Regresyon Uzmanı İhsan Yelkencioğlu sayesinde oldu. 2010 senesinden bu yana Reiki Şifa Enerjisi ve Regresyon Uzmanlığı eğitimi alan İhsan Yelkencioğlu; ‘Eğitimini alıp uzmanlaştığım her teknik sayesinde, insanlara dönüşüm süreçlerinde yardımcı olabilmek adına, kullanabileceğim “alet çantam” daha da zenginleşti ve genişledi’ diyor.
Gelelim İhsan ile ilk buluşma anıma. Randevumuza zar zor yetiştiğim o anda kapıyı açar açmaz değişik bir enerji  ile karşılaştım. Ses tonu, sakinliği... (İlk olarak anladığım, Regresyon insanı fazlasıyla huzurlu yapıyorJ ) Dingin bir ortamda başladığımız birebir çalışmada “benim” yaşadıklarımı anlatamam..  Bir nevi  psikolog-danışan mahremiyeti gibi düşünün.. Zaten çok da kelimelere dökülecek hisler değil.
 
Çünkü seans sırasında neler gördüğümü, neler hissettiğimi ya da neler duyduğumu ifade bile edemem.  Hani, “anlatılmaz yaşanır” dediklerinden…  Ama en azından Regresyon tekniğinin amacından bahsedebilirim. 
Hayal kırıklıkları, kayıplar, sağlık sorunları, maddi zorluklar... Bunlar ve bunlar gibi daha birçok olumsuz duygu.  Bize faydalı değilmiş gibi gözüken bu duygular,  aslında şu an aynaya baktığımızda gördüğümüz benliğimizin oluşumunda büyük rol kaydeden oluşumlar. Bu oluşumun zaman dilimi sanmayın ki sadece iş hayatına adım attığınız ilk gün ya da eğitim öğretim hayatınızın başladığı stres dolu yıllar. Hayatınızda süregelen bir takım keyifsiz duyguları yaşamanızın sebebi çocukluğunuza da dayanıyor olabilir.
Peki, daha dün ne yediğimizi hatırlayamayan bizler, en eskiye gidip yaşadığımız problemin asıl sebebini nasıl keşfedecek? CEVAP: REGRESYON!

Regresyon çalışması sayesinde sizi mutsuz eden, korkutan,  özgüveninizi azaltan vb. şeyin asıl nedenini, seans sırasında regresyon uzmanının size  yönlendirdiği sorularla çözüyorsunuz. Çok basit bir şekilde örneklendirmek gerekirse;  diyelim ki kendinizi günümüz yaşantısında dışlanmış hissediyorsunuz. Aksine etrafınız tarafında da çok seviliyorsunuz. Ama bu his içinize yer etmiş bir kere… İşte seans sırasında dışlanmışlık duygusunun temelde yatan nedeni bulunuyor. Bir de bakıyorsunuz ki  bu dışlanmışlık duygusunun temel nedeni,  ilk okulda arkadaşlarınız tarafından oyuna dahil edilmeyişiniz çıkıyor.. 40 yıl düşünseniz aklınıza gelmez muhtemelenJ  Tabii sonra kişiye bağlı olarak, seanslara devam edilerek bu duygunun üstesinden geliniyor.
 
 
 Bakın Regresyon Uzmanı İhsan Yelkencioğlu, Regresyon’u nasıl anlatıyor…
 
“Regresyon” tam olarak nedir?
Regresyon, kelime olarak “geriye gitmek” anlamına gelir. Regresyon çalışmasında, danışanın var olan ve çözmek istediği sorunla ilgili, o sorunun kaynağına (bilinçdışı kayıtlarına)  gidip konu üzerinde çalışmalar yaparız.  O zaman diliminde aslında “ne olduğunu”  şu anki bilinçli halimizle görebiliriz. Bu sayede, hem gerçekte ne olmuş bunu anlarız. Veremediğimiz tepkileri verebilir, dağılmış olan “yaşam enerjimizi” bütünleştirebiliriz. Geçmişi değiştiremeyeceğimiz için, yaptığımız bu çalışma ile “algımızı” değiştirebiliriz.
Örneğin; 5 yaşındaki bir çocuk, annesinin çok fazla sevgi göstermemesi sonucu kendini “değersiz” hissedebilir. Bu duygu ile 40 yaşına kadar mutsuz ve sevgisiz olarak yaşamış olabilir. Hayatına çektiği kişiler de ona bu şekilde davranmış olabilirler.
Regresyon çalışması sırasında, çocuğun annesinin neden bu şekilde davranmış olduğunu görebilir ve “aslında ne olduğunu” anlayabilir ve “değersizlik” duygusunun kaynağına bakıp onu bugünkü algımızla dönüştürebiliriz. Bu sayede kişinin hayat enerjisi dönüşür ve bir bütün haline gelebilir.           
 
Sizin Regresyonla tanışmanız nasıl oldu?
Ben 2010’da Beki Bisa’dan Reiki eğitimi aldım ve bu sayede kendim üzerinde çalışabildim. 2014 senesinde Master oldum. O sırada tanıştığım bir arkadaşım Regresyon eğitimi veren bir okula başlayacaktı. Kendisi sayesinde Unicorn Dönüşümsel Çalışmalar okulunda Regresyon Uzmanlığı eğitimini aldım ve mezun oldum.
Şu an EARTh (The Earth Association for Regression Therapy) profesyonel üyesiyim. (http://www.earth-association.org/therapists-bios/ihsan-yelkencioglu-bio/)
Eğitimini alıp uzmanlaştığım her teknik sayesinde, insanlara dönüşüm süreçlerinde yardımcı olabilmek adına, kullanabileceğim “alet çantam” daha da zenginleşti ve genişledi.
 
Peki, regresyonun işleyişi hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?
Bilincimiz ve bilinç dışımız
Günlük konuşmalarımızı, sorunlarımızı hep bilinçli halimizle yaşıyoruz ve ifade ediyoruz. Ancak ir de “bilinç dışımızda” var olan ve bize etkiyen olaylar mevcuttur.
 
Peki bunlar neler?
Bebek anne karnına düştüğü andan itibaren, hissettiği, gördüğü, duyduğu her şeyi kaydediyor. Örneğin; anne hamileyken, kendini anne olmaya yetersiz ve hazırlıksız hissediyor olabilir. “Çocuğumu nasıl büyüteceğim, nasıl anne olacağım, daha çok küçüğüm” diye aklından geçebilir. Kendini “yalnız” hissedebilir. Bebek bunu kendi duygusuymuş gibi alır. Bu “sünger dönem”, 5 yaşına kadar sürer.
Daha sonra yaşadığımız tüm bu duygular, bilinç dışında kaydediliyor. Sadece çocukluk anıları da değil. Şimdiki yaşımıza kadar çoğu önemsiz gibi görünen şeyler ya da unuttuğumuz olaylar da bilinç dışının içinde yer alıyor. Her şey bilinç dışında kaydediliyor.
Tabii bunun dışında bizim bir annemiz, bir de babamız var. Bizim anne ve babalarımızın da bir anne babası var. Genetik biliminin bize söylemiş olduğu üzere, atalarımızın bizlere olan genetik etkisi 7 jenerasyona kadar gidiyor. Yani toplamda bize etkisi olan atamızın sayısı 254 kişi ediyor. Psikogenetik bilimi de ek olarak diyor ki; 254 kişinin kaşı gözü fiziksel özelliklerini taşımamızın dışında duygu ve hislerini de bizler taşıyoruz. Bunları da bilinç dışında kaydediyoruz.
Şimdi bir normal rutin kayıtlarımız var. Sonra anne karnından 5 yaşına kadarki sünger süreci var ve bir de 7 jenerasyonun getirdiği atalarımızın sorunları, yaşadıkları, duygu ve hislerimiz de var.
Bunlara ek olarak da bir kısmımızın inandığı ve bir kısmımızın inanmadığı “geçmiş yaşamlarımız” var.  Yani önceki hayatından kişi mutlaka buraya bir şeyler taşıyor. Bunların dışında bizim içinde olmadığımız bizi dışarıdan etkileyen olaylar da oluyor.
Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı bizler hayatımızda sorunlar yaşıyoruz. Hepsi birikerek bir “yumak” oluşturuyor. Yani eğer şimdiki yaşımızda karşılaştığımız sorunları derinine iner analiz edersek, bizden sonra gelen 7 jenerasyona da yardım etmiş oluyoruz.
 
Regresyon kişiye nasıl etki ediyor?
Regresyonun yaptığı şey; bilinçli halimizle sorun olarak gördüğümüz her neyse, bilinç dışına gidip, var olan o  yumaktan sorunu çekip onu dönüştürmektir.
Bu sayede danışan kişi hayatını düzene sokabilir ve olan biten her şeyi daha rahat kavrayabilir.

Kimilerimiz yaşadığı “geçmişte kalma” psikolojisi bununla mı alakalı? Yani geçmişte yaşadığımız sorunların üstesinden gelememenizin sebebi bilinç dışında çözülmeyen olaylar, duygular mı?
Evet, geçmişte yaşadıklarımız ilerideki dönemde sorun yaratıyor. Sorunu çözmezseniz, daha da büyüyerek karşımıza gelir. İlk başta göremiyorsak, biz fark edinceye kadar büyür ve bizlere daha fazla engel olmaya başlar. Ne kadar çok çalışır ve çözümlersek, hayatı ve insanları daha çok sevebilir ve hayat enerjimizi artırabiliriz.

Örnek vermeniz gerekirse...
Örneğin; bazımızda yükseklik korkusu veya klostrofobi var ama başkasında neden yok? Ben 40 yaşımdayım. 40 sene boyunca yükseklik ile ilgili bir olay yaşamadıysam, neden yükseklikten korkuyorum? Neden kapalı alanda duramıyor ve boğulacak gibi hissediyorum? 
Ya da kedilerden korktuğumu farz edelim. Neden korkuyoruz? Belki küçükken tırmaladı ya da tırmalamadı hatıramızda yok…
Hayatımız korkularımızla, kaygılarımızla, fobilerimizle, endişelerimizle, tekrarlayan ve hayatımıza giren döngülerle… Yani hayatımızı etkileyen tüm engellerle çevrilmiştir. Bu engeller, çözemezsek bizlerin hayata tutunmamızı engeller ve hastalıklara da sebep olabilir.

Regresyon tamamen tamamlayıcı bir çalışmadır. Bu unutulmamalıdır.

İhsan Yelkencioğlu'na bu mail üzerinden ulaşabilirsiniz; iyelkencioglu@superonline.com>

Haber: Gizem Burcu & Simge Akzambak







EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ



TRENDUS LOOKBOOK



Size daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Giriş yaptığınız andan itibaren çerez kullanımını kabul etmiş sayılacaksınız.  Detaylı bilgi için tıklayın...
 X