Taş Devri Diyeti Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
Diyetisyen Selahattin DÖNMEZ taş devri diyeti hakkında bilgi verdi.

 

 

Yayın Tarihi: 18.02.2019 14:03:00

1 | 1
Taş Devri Diyeti Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
Taş Devri Diyeti Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

 

İnsanoğlu, belirli yiyecekleri yiyerek gelişti. Milyonlarca yıl geriye baktığımızda insanın beslenmesi; et, balık, bitki ve tohumlardan oluşuyordu ve yağ, değerli bir yiyecektir. Karbonhidrat alımı ise yılın büyük bir bölümünde oldukça düşüktü. Ayrıca, birçok bitkisel gıda mevsimsel olarak alınıyordu. Mısır ve Roma döneminden bu yana tarıma başlanmasından beri, son birkaç bin yılda tahıl ve süt ürünleri de insan beslenmesine dahil edildi. Evrimsel bir bakış açısı ile bakıldığında, “birkaç bin yıl” yok denecek kadar kısa bir süredir. Günümüzde pek çok insan, karbonhidrat ve süt ürünlerinin azaltılması konusuna adapte olmakta başarısız olmaktadır ve bu gıdalara intoleransı olan kişilerde, bir dizi sağlık sorununa neden olma olasılığı yüksektir.

 

Günümüzde uzmanlar; sağlıklı bir yaşam için hazır gıdalar yerine doğal gıdaların tüketilmesini önermektedir. Bu tip bir beslenme şekli, gün içerisinde alınan tuz miktarının azaltılması ve şekerin neredeyse hayatından çıkarılması anlamına gelmektedir. Taş devri dönemine baktığımızda da beslenme bu yöndeydi. Ancak, bugün artık Taş Devri Diyeti olarak lanse edilen pek çok listenin kısıtladığı besinlerin alınmaması, fayda yerine zarar sağlayabilir.

 

Modern yaşamda en çok yaptığımız şeyler; şeker içeren gıdaları sık tüketmek, sebzeleri çok pişirmek, yemekleri kızartmak, yemekleri yüksek ateşte pişirmektir. İnsanoğlunun Taş Devri’ndeki yeme düzeni bu şekilde değildi ancak bugün artık önerilen Taş Devri Diyeti listelerinin pek çoğuna uymak olanaksız ve gereksizdir. Bu nedenle ben, modern yaşamda doğru beslenmeyi öğrenmenizi öneririm. Bu yazıda, Taş Devri diyetinde önerilen ama aslında doğru olmadığını düşündüğüm bilgileri sizinle de paylaşmaya karar verdim…
 

Buğday: Günümüzün En Sağlıklı Besini

Günümüzde kilo vermeye ve sağlıklı beslenmeye karar veren pek çok kişinin ilk yaptığı şeylerden biri, buğdayı beslenme programından çıkarmaktadır. Modern dönemde yapılan Taş Devri diyetinin de prensiplerinden biri budur. Gluten içeriği yükek olduğu iddia edilen ve GDO’lu olduğu söylenen buğdayın sağlıksız olduğu düşüncesi oldukça yaygındır.

Aslına bakarsanız, sağlıklı bir birey söz konusu olduğunda tam tahıllı besinlerin içerdiği gluten miktarı kesinlikle zararlı değildir. Türkiye’de yapılan bir çalışmada; buğdayın evrimsel örnekleri karşılaştırılmış ve gluten içeriklerinde büyük bir fark olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, buğday sağlıklı beslenme programında yer alabilir. Burada dikkat etmeniz gereken; işlenmiş buğday ürünlerinden uzak durmaktır. Tam tahılları gün içerisinde beslenme programınıza dahil edebilirsiniz.
 

Lektin Konusu Sağlıklı Bireylerde Sorun Yaratmaz

Bir buğday proteini olan lektin; bitkilerin verimliliğini arttıran ve böceklerden koruyan bir savunma mekanizması gibidir.  Lektine karşı hassasiyetiniz yoksa ve sağlıklı bir bireyseniz; lektin korkmanız gereken bir şey değildir. Bitkileri koruyucu özelliğinin yanında, vücudun savunma mekanizmasını da güçlendirmektedir. Lektinin pek çok kanser türünde koruyucu olduğu da belirlenmiştir. Lektin hassasiyetiniz yoksa; yer fıstığı, domates, mısır, patlıcan ve buğday gibi besinlerden uzak durmanıza gerek yoktur.
 

Sebzeleri Pişirmek mi Pişirmemek Mi?

Sebzeleri çok fazla pişirmenin vitamin değerlerini düşürdüğünü biliyoruz. Ancak, sağlıklı yaşam için sebzeleri yalnızca çiğ tüketilmesini de yanlış buluyorum. Evet, sebzeleri çok fazla pişirmek ve çok fazla doğramak vitamin değerlerini azaltır. Ancak, sebzeleri zeytinyağlı olarak kendi suyunda ya da buharda pişirmek oldukça sağlıklıdır ve vitamin değerlerinin de korunmasını sağlamaktadır. Örneğin, enginarı zeytinyağlı olarak kendi suyunda pişirdiğinizde ya da buharda pişirerek tükettiğinizde, içindeki A vitamini değerlerini de korumaktadır. Bu nedenle, sebzeleri mevsiminde tüketmek ve buharda pişirmek en sağlıklı pişirme yöntemidir.
 

Sağlıklı Yaşamın Temeli Sütten Geçiyor

Taş Devri diyetinin temel prensibinde, süt ve süt ürünlerine yer yok. Ancak bu, kalsiyum alımının zorlaşması anlamına da geliyor. Kalsiyum yönünden zayıf bir beslenme, başta kolon kanseri olmak üzere pek çok hastalığı tetikleyebilir. Ayrıca, uzun vadede kalsiyum eksikliği kemik erimesi ve kemiklerde ani kırılma riskini de önemli ölçüde arttırmaktadır. Sağlıklı bir beslenme programı için; süt, ayran, yoğurt ve kefir gibi hayvansal kalsiyum kaynaklarını beslenmenize dahil etmelisiniz. Her gün 1 kase yoğurt, 1 kase süt ve 2 dilim peynir gibi besinleri tüketmenizi öneririm.
 

Taş Devri Diyeti ve Karbonhidrat Atakları

Modern insanın kilo vermedeki en büyük problemlerinden biri, karbonhidrat atakları. Aşırı karbonhidrat kısıtlaması prensibine sahip olan taş devri diyeti, bu atakların daha sık ve daha ciddi bir şekilde olmasına neden olabiliyor. Bu diyeti uygulamaya çalışan pek çok hasta da, bir noktada diyeti bırakıp çikolata ya da tatlıya yönelebiliyor. Ayrıca, Taş Devri diyetini uzun vadeli olarak uygulayan kişilerde, ani kan şekeri düşme atakları ile hayat kalitesinin ciddi ölçüde azalabildiği de unutulmamalıdır.
 

Kaynak:   Selahattindonmez.com